Ben deklanşöre basarken de, oraları gezerken de utandım kendi payıma. "Nasıl da fark etmedim bu mezbeleyi önceden?" dedim, kızdım kendime. Aslında "nerede bu işin sorumlusu, yetkililer uyuyor mu?" deyip kolayına kaçmak mümkün. Ama gelin öyle yapmayalım. "Hepimizin bireysel sorumluluğu var bu çirkin manzarada" diyelim. Çünkü ata dede mirası ve hepimiz bu mirasın pay sahipleriyiz. O zaman hep birlikte sahiplenmli, sesimizi yükseltmeliyiz. Maksadımız bağcı dövmek değil, üzüm yemek olsun. Kolektif bir akılla, çabayla durduralım bu tarih yağmasını. Rüstempaşa Camii'ni de, benzer durumda olan tüm eserleri de yaraşır hale getirmek için akıl fakir yürütelim, emek verelim. Olmaz mı? Olur elbet. Hem de ne hoş ne yakışıklı olur. O zaman haydi!..