Öyle bir maç oldu ki inanılır gibi değil. Fenerbahçeliler'in gözü sahada, kulakları Sivas'tan gelecek haberlerde. Diğer yandan da kümede kalma mücadelesi veren bir Gençlerbirliği var sahada. Durum böyle olunca birbiri ardına goller olunca da nefes nefese bir 90 dakika yaşadık. Zico ilk etapta kontrollü futbolu tercih eden bir takım sürdü sahaya. Orta alanda Maldonado, sol kanatta ise Ali Bilgin vardı. Ancak Başkent ekibinin sürpriz golüyle yenik duruma düşülünce Brezilyalı çalıştırıcı da maçın ikinci yarısını beklemeden neşteri vurmak zorunda kaldı. Maldonado ile Ali Bilgin'i oyundan alıp, Semih ve Colin Kazım'ı sahaya sürdü. Bu değişiklikler o dakikaya kadar sahada dolaşıp duran Fenerbahçe'yi canlandırdı. Birbiri ardına gelişen ataklar sonucunda ilk yarının uzatma dakikalarında Sarı-Lacivertliler Edu ile beraberlik golünü buldular. Karşılaşmanın ikinci yarısına da Fenerbahçe baskılı başladı ve Semih ile ikinci, Deivid'le de üçüncü golü buldu. Artık bu dakikadan sonra da tüm dikkatler iyice Sivas'a çevrildi. Oradan gelen karşılıklı gol haberleri, Şükrü Saracoğlu Stadı'nda inanılmaz bir heyecan fırtınası yaşatırken nefesler tutuldu. Durum böyle olunca Gençlerbirliği, dikkati dağılan ve temposunu kaybeden Fenerbahçe karşısında ikinci golü bulmakta gecikmedi. Bu da Kadıköy'deki maçın son dakikalarına büyük heyecan kattı. Sonuçta Fenerbahçe Kadıköy'de, Galatasaray da Sivas da kazandı. Şampiyonluk yarışı da son haftaya taşındı. Ancak Galatasaray'ın sahasında OFTAŞ ile oynayacağı maçta bir süpriz yaşaması mucize ötesi bir şey. Bunun için gerçekçi olmak lazım. Avrupa maçları sırasında kaybedilen puanların faturası elbette ağır oldu.