Son günlerin gündem maddesi 'türban yasasını' yorumlayan Prof. Dr. Bayraktar Bayraklı, 'Bomba mı türbanlı öğrenci? Neden üniversiteye sokulmuyor' dedi ve ekledi: 'Okuma hakkı kimsenin elinden alınamaz'.
Türban yasasına bir yorum da Prof. Dr. Bayraktar Bayraklı'dan geldi. Bayraklı, başörtüsü ve laiklik hakkında çarpıcı açıklamalar yaptı. Türban yasasına destek veren sözler sarf eden Prof. Dr. Bayraktar Bayraklı, yine de yasanın yeterli olmadığını savunuyor. Türbanı çıkartmaya zorlamanın insanlık dışı bir davranış olduğunun altını çizen Prof. Dr. Bayraklı, şu sözlerle düşüncelerine açıklık getiriyor: "Zaten bu kadınlar eziyet çekmiş tarih boyunca. Bunların türbanı ve başörtüsü üzerine eziyet yapmaya kalkılıyor. Bırakın çocuklar istediği gibi okusun. Bütün Avrupa'da türbanlı öğrenciler eğitim görebiliyor. Benim kız öğrencilerim ise odaya çekiliyor. Derslerime türbanlarını çıkartıp şapka takarak giriyor. Mesela ben eşimi okula sokamıyorum. Bundan 3-4 sene evvel eşimle 80 yaşında bir teyzemizi doktora götürdük. Hastaneye gitmişken kontrolden geçeyim dedim. Fakülteye telefon edip sevk kağıdı hazırlamalarını istedim. Başları türbanlı olduğu için eşim ve teyzemi üniversiteye sokmadılar. Ben burada enfarktüs geçirecek olsam, eşim içeri giremeyecek! Bu zulüm değil mi? Bu çağda olur mu? Yazık bu kızlarımıza!"
ASIL NİYET İNANÇTIR!' Dini niyetin dışında eşarp takılmasının da büyük günah olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Bayraktar Bayraklı, "O zaman bu tarz düşünceye sahip olanın Tanrı'sı başkadır! Onun niyeti siyasettir, siyaset onun Tanrı'sıdır. O zaman o Müslüman değildir. Hiç tahmin etmiyorum ama siyasi nedenle başörtüsü takıp üniversiteye gelen kızımız provokatördür" dedi. Prof. Dr. Bayraklı, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bunu bana Rabbim emrediyor diye inanıyorsa, Nur Suresi'nin 31. ayetini böyle yorumluyorsa -ki öyledir- başını kapatır. Başınızı örtmemek ayrı bir şeydir, 'Kuran'da başörtüsü yoktur' demek dini inkardır." Niyeti eğitim görmek olan bir gence "Geri dön, okuma" demenin son derece yanlış olduğunun altını çizen Prof. Dr. Bayraktar Bayraklı, şöyle konuşuyor: "Tahsil hakkı her şeyden üstündür. 28 Şubat'tan sonra bu konu ilk gündeme geldiğinde kız öğrencilerime 'Nur Suresi'nin 33'üncü ayetinin son bir kısmı var, der ki orada, kim kadını zorla zinaya zorlarsa ben o kadını affederim. Onu zina kabul etmem, çünkü zorla yaptırılmıştır! Zorla başı açık olanı günah sayar mı? Türkiye'de başı açık okunabileceğini savunan bir adamım. Bana çok karşı çıkıldı bu konuda. Ben bu ayeti gösterdim. Tabii zina ile başörtüsünü karşı karşıya koyduğun zaman bu hiçbir şeydir. Zinayı affeden Allah bunu etmez mi?" Okumanın önemine dikkat çeken Prof. Dr. Bayraklı, "Kuran'da okumak en önemli farzdır. Peygamberimize ilk defa 'Oku' denmiş, 'Namaz kıl' denmemiş. Okumanın üstünde bir değer olamaz. Başörtüsü okumanın seviyesinde olamaz. Okumak daha üstün olduğu için başörtüsünü çıkartıp okuyabilirsiniz. Bunu söylemiştim. Ama çıkartmıyorsa, bu insanın tahsil hakkını elinden almak hangi insanlığa sığar?" dedi.
'KESİN BİR ÇÖZÜM DEĞİL' Başörtüsüyle siyaset yapmaya çalışan bazı kızların da olduğunu dile getiren Prof. Dr. Bayraklı, "Keşke bunlar olmasaydı. Bu anayasa değişikliği de olmasaydı. Kimse kimseye bir şey yapmasaydı. Bunları hiç yaşamayacaktık. Bu kavgalar da olmayacaktı. Benim kaç tane arkadaşımın profesörlüğü elinden alındı bu yüzden. Başörtüsünü çıkarmıyor diye alındılar görevden. Bu ülkede bu insanların sesi duyulmadı" şeklinde konuştu. Anayasa değişikliğinin de kesin bir çözüm olmayacağını söyleyen Prof. Dr. Bayraktar Bayraklı, çarpıcı açıklamalarını şöyle sürdürdü:
'KAFASININ İÇİNE BAKILMALI' "Bu çözüm değil. Çünkü Tıp Fakültesi'ne gelen bir öğrenciye diyeceksiniz ki; '6 sene burada türbanınla oku!' Anayasadaki değişikliğe göre başını kapatmakta özgür olduğunu söyleyeceksin. Tıp Fakültesi'ne girip okuyacak. Haziran'da bitirecek, TUS'a girip kazanacak. Ekim ayında göreve başlayacak. Mesela türbanlı bir kız öğrencimiz Cerrahpaşa'yı bitirdi, Cerrahpaşa'yı da kazandı asistan olarak. "Kızım sen içeri giremezsin, başını açacaksın" diyecekler. Kız da "Ben öğrenciyim" diyecek. Çünkü hem maaş aldığı için kamu görevlisi hem de öğrenci olacak. İşte o zaman işler karışacak. Evinde doktorluk yapsın diye mi okutacağız bu kızları. İşte bunun gibi bir sürü pürüz çıkacak ortaya. Anayasa değişikliği bir başlangıç ama yeterli değil. Özgürlükler adına bir dönemeçtir. Bomba mı türbanlı öğrenci? Neden sokulmuyor üniversiteye? Bunun kafasının içine bakacaksınız. Benim buraya gelen asistanım Anadolu'dan çıkıp gelmiş. Hem İngilizce biliyor hem Arapça. 10 tane profesöre değişmem. Bunlara böyle zulüm yapmanın ne anlamı var."