Bol sinemalı film dolu bir hafta geçirdim. Önce Will Smith'in 'Ben Efsaneyim' filmini izledim. Biraz hayal kırılığına uğradım. Beklediğim gibi değildi. Senaryo hatası var. 20 milyon dolar sırf New York'un bazı caddelerini boşaltmak için harcanmış büyük bütçeli bir film. Anlayacağınız çok tat alamadım. Final de kötü ama merak ediyorsanız gidebilirsiniz. Bu hafta yazımı bile yoğunluktan son dakika yetiştirdim. Ne yapalım bir sürü yeteneğinin olması zor bir şey. Ama işimi çok seviyorum. Efendim bu hafta yine bayanların dikkatini çeken popüler biir mevzuya parmak bastık: Kaş kontörü. Yani kalıcı makyaj. Bağdat Caddesi Gees Güzellik Salonu'na konuk olduk ve salonun sahibi güzellik uzmanı Gül Tülmen bize yardımcı oldu. Sudan terden etkilenmeyen 5 yıl kalabilen bir yöntem. 500 yıl önce Kaptan Cook, coğrafi keşifleri sırasında bulmuş ve 1774 yılında Avrupa'ya yayılmış. Son yıllarda cihazlarla yapılmaya başlandı. Hastalık sonucu kaşı dökülmüş, kaşı seyrek olan, kaşını beğenmeyen, ince kaşlılar için öneriliyor. Günün her saati bakımlı, makyajlı gibi oluyorsunuz. Bitkilerden elde edilen, klinik olarak testlerden geçmiş boyalar kullanılıyor. Makyaj yüzümüzü süsleyen mistik şeyler. Dünyada yaşayan her ırk yüzünü boyarken, ilkel insanlarda makyaj hep kullanılmış, hatta vücutlarını boyamıştır. O dönemde makyaj insana güç vermiş. Eski Mısır'da 4000 yılında yüz boyanıyormuş. Kleopatra dönemin tüm makyaj ürünlerini kullanıyormuş. Benim ruhumda da var bir Kleopatralık. Mesela gri boya elde etmek için Kızıldeniz kenarında bir madenden çıkarılan kuru sülfat kullanılıyormuş. Bal ve toprak mayasından kirpiklere boya yapıyorlarmış. 1900'lü yıllarda elektriğin icadından sonra Tatu uygulanmaya başlandı. 20 yıldır net uygulanıyor.