Güncel | Yazarlar | Güne Bakış | Ekonomi | Aktüel | Magazin | Spor | Televizyon | Saklambaç | Astroloji | Arşiv | Ana Sayfa
Bugün: 09 Haziran 2007  
KONUYLA İLİŞKİLİ DİĞER YAZILAR
Hakan'a yapılan ayıp
25 yılın rengi bordo-mavi

Hakan'a yapılan ayıp

Trabzonspor'un unutulmaz yıldızı Hami Mandıralı, "Son yıllarımda başkan Özkan Sümer yönetiminin bana yaptıklarıyla şimdi Hakan Şükür karşı karşıya kalıyor. Bırakın ayakları götürdüğü kadar gitsin. Böyle özel futbolcular kolay yetişmiyor" dedi.



Birer sezon Schalke ve Ankaragücü dışında yıllarca Trabzonspor Kulübü'ne hizmet ettiniz. Bu istikrarın sırrı nedir?
İşimi çok sevdiğimden fedakarlığın ve profesyonelliğin getirdiği bir süreçti. Bu duygular beni başarıya taşıdı. Türk futboluna, kimliğim ve futbolumla en iyi şekilde hizmet ettim. İnsanlar tarafından sevildiğime de inandım.

Günümüz jenerasyonunda ise istikrar sahibi fazla oyuncu yok. Sizce geçmişten bugüne neler değişti?
Herkes futbol oynayabilir. Genç kardeşlerime de söylüyorum; iyi insan pozitif etki bırakır. Önemli olan da camiaya, takıma ve çevreye pozitif bakılması... Duyguların olumlu hal alması da performans olarak hayata yansıyor. Bir de eskiden forma aşkı vardı. Şimdi ise para biraz daha ön plana çıktı. Bu nedenle genç futbolcularımız para kazanırken kişiliklerini geliştirmiyor gibi geliyor bana... Sanırım sadece 'Çok kazanayım, ailem ve hayatım kurtulsun' deniyor. Biz zamanımızda daha candan ve canlıydık. Herkes ayrı ayrı değerliydi. Bugün esktra çıkan iyi oyuncular çok az. Ancak duygu ve yetenek olarak kendilerini iyi pazarlayamıyorlar. Yetişmek için de çok okumak, dünya futbolunu ve starlarını takip etmek lazım. Futboldan sonra da bir yaşam bulunuyor. Yani hayat sadece futbol değil. Günümüzde kendini aşamadığından sıkıntı yaşayıp, kariyeri çok kısa süren birçok futbolcumuz birer örnek. Düzenli bir hayat da insanı başarıya götüren önemli bir faktör.

Futbolu neden bıraktınız?
Aslında bir iki sene daha saha içinde olabilirdim. Fakat yıllarca üst düzeyde futbol oynayınca karşınızdaki insanlar farklı yorumlar yapmaya başlıyor. Bu yüzden profesyonel doyuma ulaşıldığında yıpranmadan o işe noktayı koymak daha mantıklı. Gerçi futbolu Hami Mandıralı'ya yakışır şekilde bırakmak isterdim. Ama tabii daha güzel bir sonu arzu etmek benim dile getirmem ile olmuyor. Camiamızın da benim gibi özel oyunculara gerekli hassasiyeti göstermesi lazım. Maalesef ben kulübümden bu konuda özen görmedim. En büyük amacım; Şifo Mehmet'in yaptığı gibi yardım amaçlı jübile gerçekleştirmekti. Yönetimden karar çıktı, yalnız yapılmadı. Bu işi bile beceremiyorlarsa sıkıntı demektir. Her şeyimi kazandığım kulübüme ve taraftarlara değil, ama özverili davranmayan başkan Özkan Sümer yönetimine karşı kırgınım. Hami'ler öyle kolay yetişmiyor. Futbolu bırakmam konusundaki baskıyı şimdi Hakan Şükür'e yapıyorlar. Bu çok ayıp, bırakın ayakları götürdüğü kadar gitsin. İnsanları niye ilgilendiriyor, bilmiyorum. Çünkü futbolu bir kere bırakınca daha dönme şansı yok.

Bir zaman sonra miladı doldu politikası mı uygulanıyor?
Trabzonspor aşığı bir adamım. Orada doğdum ve büyüdüm. Maddi konuları hiçbir zaman gündeme getirmedim. Ancak ahte vefa diye bir şey var. Tabii her oyuncu için geçerli değil. 8 yaşımdan 30'uma kadar hizmet ettiğim Trabzonspor'un benim talebim olmadan jübile yapması gerekirdi. Tabii vefasız olan kulüpler değil, yönetenleridir. Burukluğum da bu yüzdendir.

Futbolu bıraktığınız günden beri neler yapıyorsunuz? Hedefiniz nedir?
Trabzon'da amatör maçlardaki oyuncuları takip ettim ve iyileri bazı kulüplere sundum. Bir gün abi-kardeş ve hoca-talebe ilişkimizin devam ettiği Fatih Terim'i, Milli Takım ile yeni göreve başladığında 'Hayırlı olsun' demek için aradım. Aradan yarım saat sonra kendisi bana telefon açarak İstanbul'a çağırdı. Ertesi günü çıkıp geldim ve 2 senedir Genç Milli Takımlar'da görev yapıyorum. Yakın zamanda teknik direktörlük kurslarına başlayacağım. Daha fazla gelişmek için çalışıp yolumu çizeceğim. İleride başta Trabzonspor olmak üzere ligdeki diğer takımlarda da görev yapmak istiyorum.

Trabzonspor'u değerlendirecek olursak ne söyleyebilirsiniz?
Trabzonspor son zamanlarda hiç iyi yönetilmiyor. Kulübe beklenen futbolcu ya da yönetici kazandırılamadı. Trabzonspor formasını taşıyamayacak içi geçmiş futbolcular takıma getirildi. Ayrı ayrı tellerden çalan yönetimden kaynaklanan bu durum sahaya yansıyor ve takımın kan kaybetmesine neden oluyor. Oyuncu daima güçlü yönetim ister. Başkanımız Mehmet Ali Yılmaz'ın arkamızda olduğu düşüncesi bizi hep daha güçlü kılardı.

Trabzonspor'un çıkışında ne etkili olabilir?
Anadolu takımlarının İstanbul büyükleri karşısında yarışması bile büyük başarıdır. Geçmişte 6 kez şampiyonluk yaşayan Trabzonspor ligin önemli takımlarından birisi. Bugün kötü giden takım 2. yarının lideri. Kulübe, yöreye uygun futbolcular kazandırılarak bir kadro yaratılırsa tekrar şampiyon olabilir. Trabzon küçük bir şehir, sosyal ve kültürel yapısı yönünden ise zor. Transferlerde Rusya veya Gürcistan gibi yakın ülkeler seçilirse hem şehrimize hem de iklimimize uygun olur. Ancak doğru yönetici ve oyuncular gelirse camialar arzu ettikleri noktaya gelebilir. Şans faktörü de çok önemli. Ayrıca malzeme ne kadar iyi olur ve iyi kullanılırsa başarılı olma şansı o kadar artar. Diğer yandan her şeyin başı ekonomi olduğuna göre bir kulübün oyuncusu Porche'a başkanı ise Renault'ya biniyorsa bu da dengeyi bozar. Futbolcu, gücünden etkilenip uzaktan da olsa başkanına saygı duymalı.

Peki takımın bu durağanlığında en büyük etken nedir?
Trabzonspor'da yönetim ve sporcular arasında sevgisizlik ortamı yaratıldı. Saygı ve sevginin olmadığı yerde başarı beklenemez. Bu camia için eksi puan yaratır. Eğer takımın başındaki hoca da sağlıklı bir ortam oluşturup değerleri yükseltemiyorsa düzen kalmaz. Trabzonspor rakiplerine karşı daima açık futbol sergilemiştir. Şu andaki takım ise defansif ağırlıklı oynamaktadır. Çok koşanın yanında mutlaka yaratıcının olması lazım. Yani hep asker ya da general olmaz. Askerlerin yanında birkaç general olacak ki yönlendirmeyle iyi iş yapılsın. Zaaflar çözülürse mevcut potansiyeli bulunan Trabzonspor yeniden gündeme gelebilir.

Trabzon'da kim gitmeli, kim kalmalı ya da kim gelmeli?
Kimin gidip kalacağı konusunda yorum yapmak istemem. Ancak Trabzonspor her yerde seyircisi olan bir takım. Formasını taşıyabilecek her oyuncu takımda yer alabilir. İstiyoruz ki, takım daha yaratıcı ve aktif olsun. Bunu da sağlayacak teknik adamdır. Eğer bu kadroyla puan alınabiliyorsa, doğru takviyelerle ve yaratılacak sevgi ortamıyla ekip zirveye dahi ulaşabilir.

Trabzonspor'dan bugün teknik direktörlük teklifi gelse cevabınız ne olur?
Futbolun dili aynıdır, sadece her hocanın sistemi farklı. Elbette yaparım, ama şu an teklif gelse Trabzorspor'u çalıştıracak kıvamda olmadığımdan net cevap veremem. Büyük takımları idare etmek daha çok fedakarlık ve cesaret ister. Tamam, bunlar bende var. Fakat tecrübeli bir hocanın altında 1-2 sene pişerek bu işe kendimi hazır hissetmem gerek.

Süper Lig'de 2006-2007 sezonu size göre nasıldı?
Sağlıklı bir lig olmadığından kimsenin zevk aldığını da sanmıyorum. Yönetici beyanatları, tribün olayları futbolumuza her zaman zarar verdi ve vermeye devam ediyor. Bu konuda maç sonunda dost gibi ayrılıp giden Avrupa'yı örnek almalıyız. Koltuk kıran, sahaya taş ve sopa atanlar kendi takımına zarar veriyor. Taraftar bu şekilde kendisini cezalandırıyor. Büyük sorumluluk taşıyan yöneticilerin verdiği beyanatlar toplumu kötü yönlendiriyor. Artık taşların sağlıklı yerine oturması gerekiyor. Fakat şunu söyleyebilirim, F.Bahçe hak ettiği bir şampiyonluk aldı.

Danone küçüklerini Fransa yolunda çalıştırma teklifine ilk nasıl baktınız?
Genç Milli Takım Koordinatörü ve Başdanışmanı Gündüz Tekin Onay hocam konudan bahsettiğinde, Fatih Terim hocam da gitmem için onay verdi ve teklifi kabul ettim. İşimi engellemeyeceğini ve çocuklarla bir arada bulunmanın güzel olacağını, hatta deneyim kazandıracağını da düşündüm. Küçükken ben de aynı yollardan geçmiştim. Bu nedenle çok heyecanlandım. 'Çocuklarla gelişen dünya futbolunu beraber yaşayabiliriz' dedim. Riva ve Beylerbeyi'ndeki seçmelerde 12 oyuncu ile 2 kaleci seçtim. Miniklerle Danone Uluslar Kupası serüvenimiz 20 Haziran'da başlayacak. Fransa Lion'da mücadelelerini gözlemlemek ve onları yönetmek nasıl olacak göreceğim inşallah...

Milli Takımımız hakkında ne düşünüyorsunuz?
Artık kolay maç ve rakip yok. 2 defa öne geçtiğimiz Bosna maçında 3-2 yenildik. Maçtan önce televizyondaki fragmanlarda sürekli Brezilya-Türkiye maçı döndü. Bosna'yı kimse konuşmadı ve maç hiç arzu etmediğimiz şekilde neticelendi. Türkiye, şüphe olmasın Euro 2008'e katılacak. Fakat şimdi bütün takımlarla ortak olduk ve bu saatten sonra işe dört elle sarılmamız lazım...


ELİF ŞIPKA

DİĞER SPOR HABERLERİ
Lincoln haftaya bitiyorBütün kupaları almaya geliyorum
Helguera bombasıİster kal ister kalma
Karan gitmiyorColin Kazım ısrarı
Hedefimiz altın 11Nadal&Federer bu final...
Bowen tuttu Parker attıSüreyya Ayhan kayıplara karıştı
Henin-İvanovicSpor turu
SAKLAMBAÇ
Dualarım Dualarım kabul oldu
Ece Gürsel eski sevgilisi Hüsnü Şenlendirici'nin eşine dönmesine çok...
Romantik tatil
Sponsor arıyor
Emre'den emin değil
Ustanın hayatı kitap oldu
Güzelliğini kiraza borçlu
Red Kit yakında sinemalarda
EKONOMİ
Irak 'Irak'a askeri operasyon ekonomiyi olumsuz etkiler'
TÜSİAD Başkanı, Türkiye'nin sınır ötesi operasyonunun piyasaları...
'İki şirketi profesyonellere...
Kredi aldığı tüm bankalara el...
Türk gemileri 'kara liste'den...
'Büyük beden sektörü...
AK, Aviva ile birleşti lider...
Seçmen kaydından borçlu avına...
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
HAVA DURUMU
İSTANBUL Parçalı Bulutlu 27°C 18°C 
ANKARA Parçalı Bulutlu 28°C 14°C 
İZMİR Parçalı Bulutlu 31°C 20°C 
ANTALYA Sağanak Yağmurlu 29°C 18°C 
ADANA Sağanak Yağmurlu 31°C 19°C 
EKONOMİ
IMKB E: 44.086,740 D:% -1,69
DOLAR S: 1,358 D:% 2,38
EURO S: 1,812 D:% 1,46
GÜNE BAKIŞ
MAGAZİN
GÜNCEL
AKTÜEL
  Güncel | Yazarlar | Güne Bakış | Ekonomi | Aktüel | Magazin | Spor | Televizyon
| Saklambaç | Astroloji | Mobil Takvim | Reklam | Künye | Ana Sayfa
    Takvim Servisi
    Copyright © 2003, 2007 - Tüm hakları saklıdır.
Merkez Gazete Dergi Basım Yayıncılık Sanayi ve Ticaret A.Ş.
Üretim ve Tasarım  Merkez Bilgi Grubu