Sevinsin mi, üzülsün mü? Hani çocukları "Evladım o gerçek değil, film" diye avuturuz ya, kimi zaman kendimize de böyle telkinlerde bulunmamız gerekiyor galiba. Zira dizi müptelası yetişkinlerin çocuklardan farkı kalmıyor. Ekranda izlediğimiz karakterleri, dizilerde gelişen olayları o kadar ciddiye alanlar var ki... Mesela Başak Sayan'ın bir demeci vardı geçenlerde. Hem "Yaprak Dökümü"nde hem "Geniş Zamanlar" da kötü kadın olmanın cilvelerini gayet iyi açıklıyordu cümleleri. Bir yere gitmiş; kendisine kötü servis yapılınca çok şaşırıp nedenini sormuş. Verilen cevap ilginç: "Sizden hiç hoşlanmıyorum." Buyrun buradan yakın. Sayan rollerini çok iyi canlandırdığını düşünüp sevinsin mi, yoksa adım kötüye çıktı diye üzülsün mü?