Karadeniz'e varamadan Ya bizi bize olduğumuz gibi anlatan hikayeleri seviyoruz, ya da kendi sınırlı evrenimizde ulaşabilecek bir hayal gibi gördüklerimizi. Dizilerde sınıf atlayan, zenginleşen, ölesiye sevdalar yaşayan, sonunda mutlaka ideallerine kavuşan karakterleri benimsememiz bu yüzden. Ya da toplulumuz için önem taşıyan aile meselerini bir ayna gibi bize yansıtanları "YaprakDökümü", bir yanlarıyla "AvrupaYakası", "YabancıDamat" veya "Fırtına". Sanki evimizin içinde yaşadıklarımızı izliyoruz o dizilerde. Önemseniyoruz, çünkü önemsendiğimiz hissi uyanıyor içimizde. Kulağıma çalınanlara göre "Fırtına" birkaç hafta sonra noktalanacakmış. Bense yakında soluğu Karadeniz'de alırlar diye hevesleniyordum. Yayından kalkarsa yazık olur.