Öğrenmenin yüzde 75'i 0-6 yaş arasında oluyor. Bu yaş grubunda anaokuluna başlayan çocuklar bir yandan eğlenirken bir yandan da bilgi-beceri sahibi oluyor.
Eğitim konusunda gelişmiş ülkelerin çok gerisinde kalan Türkiye, son dönemde büyük bir hamle ile açığı kapatmaya çalışıyor. Özellikle okul öncesi eğitimin önemine değinen yetkililer, ailelere 'çocuklarınızı mutlaka anaokuluna gönderin' çağrısı yaparken, pedagoglar öğrenmenin yüzde 75'inin 0-6 yaş arasında gerçekleştiğine dikkat çekiyor.
SOSYAL GELİŞİMİNİ ETKİLİYOR Okul öncesi eğitim; çocukların bedensel, psikolojik, zihinsel, dil, sosyal ve duygusal yönden gelişmelerini, birey olmanın farkına varıp kişisel eğilimlerini keşfetmelerini ve temel alışkanlıklar kazanmalarını sağlamayı amaçlıyor. Çocuğun tanımadığı bir ortamda değişik insanlarla bir arada bulunması, onu ileriki okul hayatına da hazırlıyor. Ayrıca çocuk için bu yeni çevre sosyal gelişimini de olumlu yönde etkiliyor. Uzmanlar, anaokulu aracılığıyla çocuğa okul öncesi dönemde belli özellikler ve davranışlar kazandırılamazsa, sonraki yıllarda bu açığı kapatmanın oldukça güç olacağını belirtiyor. EBEVEYNLERE DÜŞEN GÖREVLER Öte yandan annesinden ayrılmak istemeyen çocukların yuvaya gitmeyi reddedebileceğini anlatan uzmanlar, böyle bir durumda ailedeki bütün bireylere bazı görevler düştüğünü ifade ediyor. Çocuğu eleştirmek, aşağılamak, korkutmak ve sindirmenin onun psikolojisini bozacağını söyleyen uzmanlar, yuvadan almanın da son derece yanlış olduğu görüşünde. Bu konuda uzmanların ebeveynlere önerileri şöyle: "Aileler çocuğu yuvadan almak yerine sorunları öğretmeniyle birlikte araştırmalı ve devam etmesini sağlama yönünde kesin kararlı bir tavır sergilemelidir."