Lavuklu ve boynuzlu! Adam: Niye boynuzluyon beni o lavukla? Kadın: Niye lavukmuş? Adam: Yakışıklı mı? Kadın: Yakışıklı. Adam: Karısı güzel mi? Kadın: Sigara verecen mi? Adam: Karısı güzel mi? Kadın: Karısı da güzel. Çocuğun yanında terbiyesiz terbiyesiz konuşma! Adam: Niye çocuğun yanında herife göğüslerini gösterdin ya? Kadın: Görmeyeceği şekilde gösterdim Adam: Çocuk duymasın he mi. Kadın: Tamam. Adam: Akıllı adammış ya! Doktor ne de olsa. Binbaşı mı? Kadın: Evet. Adam: Ama üzgünüm seni sevmiyor. Kadın: Sen öyle san! Bu yazdıklarımdan bir şey anladınız mı? Anlamadınız. Ben de anlamadım! Bir romandan alıntı desem, alıntı değil. Bir filmin sahnesinden çalıntı desem, çalıntı değil. Geyik muhabbeti desem, o hiç değil. Peki, öyleyse ne? Hadi size açıklayayım. Boynuzlu geyikle, dişi ceylanın telefon konuşması bunlar. Gazetede okudum. Kadın, binbaşının biriyle bir baş olmuş. Kocasının tekerine taş koymuş. Tekeri yuvarlanan koca da, ele güne madara olmuş. Madara olan koca sonra ne yapmış? Yukarıdaki konuşmaları telefona kaydedip, soluğu cumhuriyet başsavcısının yanında almış. Vallahi pes doğrusu! Bu yukarıdaki konuşmalar şaka değil sevgili okuyucularım. Nurten Ertaş adlı kadın, Samsun'da tabip binbaşının biriyle sanal seks yaparken kocasına yakalanmış. Koca Candemir Ertaş da iki aşığın açığını yakalamış. Hadi ben anladım yakalamayı da, bu telefon konuşması neyin nesi onu anlayabilmiş değilim. Siz öyle kanmayın bu kadar kısa olduğuna. Adam, tam tamına 21 dakika 15 saniye bu konuşmayı telefonda karısıyla yapmış. O nedenle bizler konuşmanın pozisyon zenginliğini kaçırmış bulunuyoruz. Başka ne konuştular bilmiyoruz. Ama benim merak ettiğim şu: Bir koca, nasıl olur da karısıyla bu tür muhabbete girer? Ya kadının rahatlığına ne demeli? Sevgilisini, kocasına karşı amansızca nasıl savunuyor? Bizim merak bununla biter mi? Bitmez tabii ki. Yine hala anlamış değilim. Kadın, göğüslerini sevgilisine görmeyecek şekilde nasıl gösterdi? Boynuzlu koca da bunu merak ediyor ki, karısına soruyor. "Niye çocuğun yanında herife göğüslerini gösterdin ya?" Çocuk olmasa, kadının göstermesi koca için sorun değil! Ama kadın gösterirken yanında çocuk var. Adamcağız da ona kızıyor. Kadın da yemin billah ediyor: "Vallahi de azıcık gösterdim; billahi de azıcık gösterdim." Ben, kadına inandım. Kadın, göstereceğini göstermiş! Ha yanında çocuk var ha yok! Esas görmeyen bizim kör koca! Ulan karın elden gitmiş, sen daha neyin hesabını yaparsın? Bir de utanmadan kadına laf sokarsın. "Üzgünüm ama binbaşı seni sevmiyor" diye. Kadın da ne güzel cevap veriyor: "Nah! Sen öyle san!" Artık ne desem bilmem ki! Şaştım kaldım bu işe. En iyisi gökten üç tane taş düşsün. Üçü de bizim kocanın başına düşsün!