Lape günleri
"Oya ile birlikte Lape'ye gittik. Soğuk taş duvarlar, demir kapılar, buz gibi bir koridor, uzak, sevimsiz suratlar... Oya ile birbirimize sarılarak vedalaştık. Acı dolu bir andı. Titriyordum, ağlıyordum, hıçkırıyordum... Hiç unutmuyorum, bir keresinde kolumda uzun demir serum çubuğu ile ayağımı sürüye sürüye tuvalete gittim. Ağlıyordum, Hem için için hem de hıçkıra hıçkıra. İçinde bulunduğum durumun acılığı beni mahvediyordu. Paris, Londra, Atina, en büyük kokteyller, galalar derken, Türk sinemasının Küçük Hanımefendisi ne hallerdeydi."
|