Diyabet
DİYABET kimlerde görülür? Belirtileri nelerdir? Diyabetle nasıl yaşanır?
*** Bu şeker tatlı değil
Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de binlerce kişi diyabetle mücadele ediyor. Diyabet, yani şeker hastalığı sanıldığı gibi 'tatlı' değil, bilakis 'acı' veren bir hastalık. Üstelik, ömür boyu da hiç iyileşmiyor....
Kişiye hayatı zindan eden hastalıklarından bir tanesi de diyabet; yani şeker hastalığı. Diyabeti anlamak için öncelikle bu hastalığı iyi tanımak gerekir. Yenilen bazı gıdalar vücutta şekere dönüşür. Şeker, kan akımı ile vücudun tüm bölümlerine taşınır. Vücudun ana besin kaynağı olan şekerin enerji sağlayabilmesi için, kan akımından ayrılarak, vücut hücrelerinin (kas, beyin hücreleri vb.) içine girmesi gerekir. Vücudumuzda 'pankreas' adı verilen organ tarafından üretilen insülin hormonu, kandaki şekerin kanı terkederek hücre içine girmesini sağlar.
İNSÜLİN HORMONU Diyabet, vücudumuzunda pankreas salgı bezinin yeterli miktarda insülin hormonu üretmemesi ya da ürettiği insülin hormonunun etkili bir şekilde kullanılamaması durumunda gelişen ve ömür boyu süren bir hastalıktır. Kişi, yediği besinlerden kana geçen şekeri, yani glikozu kullanamaz ve kan şekeri yükselir (hiperglisemi).
VÜCUDUN YAKITI Yediğimiz besinlerin, özellikle karbonhidrat içerenlerin birçoğu, vücutta enerji için kullanılmak üzere glikoza dönüştürülür. Besinlerle kana geçen glikoz, insülin hormonu aracılığı ile hücrelere girer. Hücreler ise glikozu yakıt olarak kullanır. Eğer, glikoz miktarı vücudun yakıt ihtiyacından fazla ise karaciğerde (şeker deposu=glikojen), yağ dokusunda depolanır. Diyabeti olmayan bir kişinin kan şekeri düzeyi, açlık halinde 120 mg/dl, tokluk halinde (yemeğe başladıktan iki saat sonra) 140 mg/dl'nin üzerine çıkmaz. Açlıkta veya toklukta ölçülen kan şekeri düzeyinin bu değerlerin üstünde olması, diyabetin (şekerin) varlığını gösterir. Bir kişinin diyabetli olup olmadığı Açlık Kan Şekeri (AKŞ) ölçümü veya Oral Glikoz Tolerans Testi (OGTT) yapılarak saptanır. AKŞ ölçümü 100-125 mg/dl olması gizli şeker (pre-diyabet) sinyalidir. AKŞ ölçüm sonucunun 126 mg/dl veya daha fazla olması da bu hastalığın olduğu anlamına gelmektedir. Oral Glikoz Tolerans Testi'nde ise glikoz açısından zenginleştirilmiş sıvı alındıktan 2 saat sonraki kan şekeri değeri önemlidir. İkinci saat kan şekeri ölçümü 140-199 mg/dl ise gizli şeker, 200 mg/dl veya daha yüksek ise diyabet tanısı konulur.
İKİ FARKLI TİPİ VAR Tip 1 diyabet Tip 1 diyabet denilen durumda; kişilerin yeterli insülin üretimi yoktur ya da çok azdır. Tip 1 diyabetliler yaşam için gerekli olan, ancak kendi vücutları tarafından üretilmeyen insülini, insülin enjeksiyonu, insülin kalemi veya insülin pompası yolu ile vücuda vermek zorundadır. Diyabetli kişilerin yüzde 5-10'u bu gruptadır. Daha çok çocuklar ve ergenlik çağındakilerde rastlanan Tip 1 diyabet, yetişkinlerde de görülebilir. Çocuklukta en sık görülen kronik hastalıklardan birisidir. Tip 1 diyabet için risk faktörleri iyi tanımlanmamıştır. Ancak Tip 1 diyabetiklerin birinci derece akrabalarında genetik ve çevresel faktörlerin hastalığı tetiklediği görülmüştür. Tip 2 diyabet Tip 2 diyabetli kişilerin pankreası insülin üretir; fakat üretilen insülin hedef dokularda etkili olarak kullanılamaz. Tip 2 diyabeti, Tip 1 diyabete kıyasla daha sık görülür. Diyabetli kişilerin yüzde 90'ı Tip 2 diyabetlidir. Tip 2 diyabet, esas olarak yetişkinlerde ortaya çıksa da, dünyanın birçok yerinde ergenlik çağındakiler için de ciddi bir sorun olmaya başlamıştır. Tip 2 diyabet için risk faktörleri şunlardır: Yaş artışı, şişmanlık, ailede diyabet öyküsü, gebelikte iri bebek ya da annenin diyabetli olması, fiziksel aktivite azlığı, bozulmuş glikoz toleransı ve ırk. YARIN: Diyabetin belirtileri ve gizli şeker
|