Düşünceye özgürlük! Ermeni diasporasının yoğun olarak yaşadığı Fransa ile zaman zaman soykırım konusundaki tartışmalar alevleniyor. Ermeni soykırımı anıtını diken Fransa'ya, Türk Büyükelçisi Hasan Işık'ın Paris'ten ayrılmasıyla cevap vermiştik. "Soykırımvardır" yolundaki görüşlerin parlamentoda benimsenmemesi için, geçmişte yoğun bir biçimde mücadele ettik. Bütün çabalarımız bir fayda sağlamamış olacak ki, bu defa, düşünce özgürlüğünü ayaklar altına alacak bir yasa hazırlığına giriştiler. Durum, HitleringerçekleştirdiğiYahudisoykırımından çok farklı. Çünkü, bu konuyla ilgili Uluslararası Nurenberg Ceza Mahkemesi'nin kararı mevcut. Mahkeme, soykırım yaptıkları gerekçesiyle 11 kişiyi idama, 3 ki şiyi ömür boyu hapse, 7 kişiyi de ağır hapis cezasına mahkûm etmişti. Ermenilerin soykırıma uğradığını düşünebilirsiniz veya bunun aksini savunabilirsiniz. Ama herhalde kararı verecek olan Fransız parlamentosu değildir. "Soykırımyoktur" demeyi cezalandıracak bir düzenleme gelirse, tarihi gerçekler nasıl ortaya çıkacak? Bir ilim adamı farklı görüş beyan edemezse, tek taraflı bir tesbit, çok sesliliği savunan Fransa'nın özgürlükçü yapısına ters düşmüş olmayacak mı? Avrupa Birliği yolunda ilerleyen Türkiye'yi bezdirmek için bazı ülkeler veyahut siyasi şahsiyetler ellerinden geleni yapıyor. Soykırımın varlığını reddetmelerinden dolayı, Hollanda, 3 Türk'ün milletvekilliği adaylığını kabul etmedi. Yaşanan bunca haksızlık yüzünden, maalesef, Türk milletinin AB'ye desteği de giderek azalıyor. İşin üzücü yanı burası. Türk Ceza Kanunu'nun 301. maddesinde bir düzelme yapmak aslında çok kolay. Zaten bu maddenin 4. fıkrası, "yazıeleştiriamaçlıolduğutakdirde" hakaretin gerçekleşmediğini kabul ediyor. Ama maalesef, son zamanlarda, askerin, TBMM'nin, cumhuriyetin, hükûmetin, yargı organlarının ve emniyet teşkilâtının alenen aşağılanmasıyla ilgili değil, münhasıran Türklüğünaşağılanması konusunda davalar açıldı. Ve 301. madde, soykırımın varlığını kabul edenlere karşı da işletildi. Avrupa Birliği'nin konuya ilgi duymasının sebebi de bu. Biri askere hakaretten yargılansa veyahut parlamentoyu aşağıladığı için suçlansa, benzer bir alâka gösterileceğini hiç sanmıyorum. 301. maddenin soykırımın varlığını kabul edenlere işletilmesinin son örnekleri, yazar Elif Şafak ile gazeteci Hrant Dink. Hrant Dink, Reuters Haber Ajansı'na verdiği bir demeçte şöyle demişti: "Elbettebubirsoykırımdır.Çünküsonuçzatenkendisinitanımlıyor.4binyıldırbutopraklardayaşayanhalkın,buolanlarlabirlikteortadanyokolduğunugörüyorsunuz." Bu cümlesinden dolayı yargılanıyor. Fransa İçişleri Bakanı Sarkozy'nin, tasarının geçmemesi için Türkiye'ye dayattığı şartlardan biri de 301. maddenin kaldırılması. Keşke Türkiye, bir pazarlık neticesinde değil, düşünce özgürlüğüne ters düştüğü gerekçesiyle 301. maddedeki "Türklüğüaşağılamak" unsurunu açıklığa kavuştursaydı. Ve Kemal Kerinçsiz gibilerin girişimiyle, aydınların mahkemelerde sürünmesini engelleyebilseydi.