Pederşahi toplum
Türkiye kapitalist dünya kültürüne ne kadar eklemlenebilmişse, pederşahikültürden de o kadar uzaklaşacaktır. Ben kendi açımdan, bunun ne kadar yararlı ne kadar zararlı olduğunu da kestirebilmiş değilim henüz... Gene de son toplamda, gençlikkesiminin kendi yaşamını kurarak, kendi ayakları üzerinde durarak bireyselleşebileceğini söylemek yanlış olmaz.
***
Türkiye'de ailelerin, yetiştirdikleri çocuklarına son noktaya kadar sahip çıkmayı sürdürdüklerini, çalışacak yaşa gelmiş olsalar bile onları bakıp gözetmeye devam ettiklerini biliyoruz. Bunun olumlu tarafları da var, olumsuz tarafları da... Ailedeki sevgi ve güven ortamının devamı açısından olumlu, gencin özgürce bireyselleşmesini geciktirmesi açısından ise olumsuz...
***
Bakınız, OECD'nin yaptığı ciddi bir araştırma hangi sonuçları veriyor. 14-19 yaş grubunda gençler arasında hem çalışmayan hem de okumayanların oranı Türkiye'de, erkeklerde yüzde 22.6, kızlarda ise yüzde 44.3. Avrupa'nın güney ülkelerinde, Fransa, Yunanistan, İtalya ve Portekiz bizim ardımızda yüzde 10-12'lerle geliyorlar. Yani güneyAvrupa ülkeleriyle bile aramızda uçurum var. Fakat kuzeyAvrupa'ya çıkıldıkça, uçurum daha da açılıyor. Mesela, Hollanda, İsveç, Danimarka, İzlanda ve Norveç'te bu oranlar, yüzde 3'lere geriliyor.
***
Kuşkusuz bu tabloda, Türkiye'nin eksik istihdam potansiyelinin, toplumdaki kız çocuklarını okutmama eğilimlerinin, genel olarak pederşahi kültürün ve babaların evlatlarını son noktaya kadar bakıp besleme kültürünün büyük etkisi var. Ama Avrupa'yı ele aldığımızda, güney ile kuzey arasındaki fark da bir faktör sanki... Yani toplumlar Akdeniz'eyaklaştıkça, benzer figürler ortaya koymaya başlıyorlar. Sanki bu coğrafyada sözü pek edilmeyen bir Akdenizlilikortaklığı da yok değil...