Alkolik kocalarından sistematik olarak dayak yiyen kadınlar öylesine sindiriliyor ki; birçoğu boşanmanın adını bile anamıyor.
Boşanma nedenlerinin ilk sırasında 'maddi geçimsizlik' geliyor. Türkiye'nin en kalabalık şehri İstanbul'da 'boşanma nedenleri' üzerine bir araştırma yapıldı. Boşanma nedenlerini rastgele örnekleme yöntemiyle seçilen araştırmada tam 3 bin 60 adet boşanma davası incelendi. Boşanma hızının birçok ülkede giderek arttığına işaret eden araştırmada Türkiye'de boşanma hızı oranının binde 1 olduğunu ortaya koydu. ABD'de binde 4.57, Almanya'da binde 4.6, İsviçre' de binde 2.23, Norveç'te binde 2.54 olan boşanma hızı oranında davaların yüzde 67'sinin kadınlar tarafından açılmasının ise evlilik hayatında kadınların daha çok sorunla karşılaştığını gösterdi. Araştırmada boşanma nedenleri arasında ilk 5 sıra, şu şekilde açıklandı:
30'LU YAŞLARA DİKKAT! Şiddetli geçimsizlik, alkolün kötüye kullanımı, cana kast ve kötü muamele, evi veya eşi terk, zina. Resmi açıklamalarına göre boşanmanın en yoğun olduğu dönem, kadın ve erkek için 30'lu yaşları kapsıyor. Erkeklerin yaş ortalaması 37, kadınların yaş ortalaması ise 33. Ev içindeki olumsuzlukların başında yaş ve kültür farkı ile ekonomik sıkıntılar geliyor. Evlilik uzmanları, diğer boşanma nedenlerini ise şu başlıklar altında açıklıyorlar: Ekonomik nedenler, eşin işsiz kalması, aile büyükleriyle aynı evde oturma, aile büyüklerinin veya eşinin kadını hizmet etmesi gereken bir kişi olarak görmesi, eşler arasındaki cinsel sorunlar, din, mezhep yada uyruk farklılıkları, alkol, kumar ve şans oyunlarına düşkünlük, eşin evi terk etmesi, eşin başka biriyle yaşamaya başlaması, eşlerden birinin psikolojik sorunlarının olması, dayak ve küçük düşürücü davranış ve hareketler, işkolik eşe sahip olma, eşlerin kişilik yapılarının birbirine uymaması, aşırı kıskançlık ve eşlerin birbirine yeteri kadar zaman ayıramaması.
SEMRA HANIM PROFİLİ Öte yandan mahkemeye başvuran eşler arasında ilginç boşanma davalarının da son zamanlarda bir hayli arttığı dikkat çekiyor. Örneğin; boşanma gerekçesi olarak eşe kapı açmamayı Yargıtay, güven sarsıcı olay olarak niteledi ve davalık bir çiftin boşanmasına karar verdi. Yine taraflardan birinin ağız kokusu, fazla kilolar, kocasına etek giydirip, çay servisi yaptırma, cinsel ilişkiye girememe, aşırı seks isteği, ters ilişkiye zorlama, yemek yapmama, 'beyinsiz, geri zekalı, pislik' gibi hakaret içeren sözler, Semra Hanım'ın 'Gelinim Olur musun?' adlı programda çizdiği kötü kaynana profili, hasta olan eşe bakmamak, gece geç saatlere kadar kahvehaneden gelmemek, üvey çocuğa kötü muamelede bulunmak, zorla kürtaj, kaynanaya hakaret, eşi kendine bağlamak için yapılan büyüler, sürekli televizyon izleme, bilgisayar bağımlılığı, kocanın eşine '4 karı alırım' sözü, horlama gibi şikayetleri Yargıtay, boşanma gerekçesi saydı.
AŞIRI İBADET DE NEDEN Yargıtay, boşanma nedeni sayılan davalardan bir tanesini de kadının aşırı ibadet nedeniyle evlilik yükümlülüklerini yerine getirmemesi olarak gösterdi. Müslüman Türk toplumu tarafından tartışmaya açık olan bu boşanma nedenine göre Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kendisini aşırı şekilde ibadete veren, yemek ve temizlik yapmayan, çocuğuyla ilgilenmeyen kadını haksız buldu. Konya'da görücü usulü evlenen S.D. çevresinin etkisiyle kendisini ibadete verdi. Kocası B.D.'nin iddiasına göre eşi, bir süre sonra aşırı ibadet nedeniyle yemek yapmamaya, ev temizliği ve çocukla ilgilenmemeye başladı. Bunun üzerine koca, boşanma davası açtı. Ancak mahkeme davayı reddetti. Davacı kocanın temyiz talebini yerinde bulan Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, mahkemenin ret kararını bozdu. Gerekçede şöyle denildi:
'DAVA AÇMAKTA HAKLI' "Yapılan soruşturma, toplanan delillerle davalının kendisini aşırı şekilde ibadete verdiği, yemek yapmadığı, evin temizliği ve çocukla ilgilenmediği anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında müşterek hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın kanunen mümkün görülmemesine göre yetersiz gerekçe ile davanın reddi doğru bulunmamıştır."