Geçen Pazar Söğüt'teki ErtuğrulGazi'yiAnmaGünü'nden bu yana işigücü bırakıp muhalefete laf yetiştirmeye çalışan BaşbakanRecepTayyipErdoğan, Amerika yolunda bu tutumunu sürdürdü. Yanına aldığı gazetecilere Telafer'deki Türkmen kıyımını, AB'nin dayatmalarını, ekonomideki yangını ve bölücü terör örgütü gibi konulardaki görüşlerini aktarıp halkın beklentilerine cevap vereceğine, sadece karşılaştığı kişisel tepki ve gösterileri yorumladı. Öyle bir yorumlama ki, tam evlere şenlik! Herkesin gözü önünde yaşananlar bambaşka bir şekilde sunuldu ve kamuoyu oluşturulmak istendi. Mesela; Sögüt'teki gösteride kendisine tepki verenlerin hangi partiden olduklarını taşıdıkları pankartlardan anladığını söyledi ve şöyle dedi: - 500kişilikgrupsüreklisloganattı.İsterdikki,ogrubunilintiliolduğuzevatmüdahaleedereksusturulsun.'Gençlersokağadökülmesin'demekteolmaz,örgütünüzesahipolacaksınız.
Siyasihavaestirildi Başbakan'ın işaret ettiği parti belli ki MHP... Göstericilere müdahele etmemekle suçladığı da MHP'nin Genel Başkanı DevletBahçeli ... Erdoğan'ın bu derece gergin şekilde polemik yapması, doğrusu çok manidar... Her şeyden önce Söğüt'teki programa katılan herkes gördü ki, ErtuğrulGazi'yiAnmaTörenleri'nde siyasi gösteriyi bizzat Başbakan'ın kendi partisi yaptı. Çevre il ve ilçelerden AK Parti belediyelerin resmi araçlarıyla taşınanlar, tören alanına doldurulup ilk defa siyasi sloganlar atıldı. Bu yılki gösteriler böylece tam anlamıyla siyasi bir havaya büründürüldü. Bakanlar, milletvekilleri ve bürokratlar dizi dizi sıralanıp "Kürtsorunu" lafıyla tuzağa düştükleri yerden kalkmaya çalıştılar. Türk milletinin manevi ikliminde devletle örtüşen Söğüt'te zevahiri kurtarma telaşına düştüler. Diyarbakır'da "demokratikleşme" ile mesaj verilirken, burada milli değerlerle politika yaptılar. Vatangerçeğihatırlatıldı Ama Söğüt'teki Türk evlatları; verilen şehitlerden, Kıbrıs, AB, Irak, Yunanistan, Ermenistan gibi dış politika atraksiyonlarından, yoksulluk ve yolsuzluklardan ötürü öylesine tepkili idi ki, ister istemez "Vatanısatanıbizdesatarız" pankartı açtı. Ertuğrul'un Ocağı'na yakışan bir şekilde vatan gerçeğini herkese hatırlattı. Başbakan da bu pankart üzerine "alındı" ve MHP'den şikayetçi oldu. Oysa, yıllar yılı cami önleri başta olmak üzere her yerde devlet adamlarını ve hükümetlerin temsilcilerini protesto eden ve bugünkü iktidarla ilintili oldukları herkesçe bilinenler vardı ve Sayın Başbakan'ın bir kez olsun bunlara müdahale ettiği görülmedi. Hatta; destekledi, aralarına girdi ve benzer tutumla siyasi çıkar peşinde oldu.