Özel finans kurumlarının üst düzey yöneticileri TAKVİM'e açıkladı. Faizsiz kazanç nasıl oluyor? Finans kurumları gelecekte neler planlıyor? Ekonomideki yerleri nedir? Yeni yasa neler getiriyor?
***
Banka+kar payı
İlk kuruldukları 80'li yıllardan itibaren bankacılığa rakip oldukları ve sistemin kurallarını ihlal ettikleri gerekçesiyle eleştirilere maruz kalan Özel Finans Kurumları (ÖFK) aradan geçen sürede sisteme entegre oldular. Özel Finans Kurumları Birliği Genel Sekreteri Osman Akyüz, ÖFK'lar olarak bankacılık sektörüne rakip olmadıklarını aksine sistemin tamamlayıcısı olduklarını söyledi. Akyüz, faizsiz bankacılık alanında yaşanan gelişmeleri ve Kredi Kuruluşları Yasa Tasarısı'na kadar birçok konuyu TAKVİM'e değerlendirdi.
* ÖFK'ların işleyiş yapısını ve geldikleri noktayı anlatır mısınız? ÖFK'lar sistem dışında kalan tasarrufların ekonomiye çekilmesi misyonu üstlendiler. Bu kurumlar bankalara rakip değil finans sisteminin tamamlayıcısı durumundalar. Sadece farklı finansal yöntem ve ürünler kullanıyorlar. ÖFK'lar son iki yıldır bireysel bankacılık hizmetine de ağırlık vermeye başladılar. Yasal olarak da ÖFK'lar için çok büyük sorunlar kalmadı.
* ÖFK'lar için hangi riskler sözkonusu? ÖFK'lar faiz taahhüdünde bulunmuyorlar. Bu ÖFK'ların en büyük avantajı. Özel Finans Kurumları toplanan fonları krediye dönüştürürken de yasada belirlenen çerçeve doğrultusunda kendilerine has yöntemleri kullanıyorlar. Bunun yanı sıra ÖFK'lar hem kaynak toplarken faiz taahhüdünde bulunmuyorlar hem de topladıkları kaynağı kullandırırken faizli estrümana itibar etmiyorlar. Dolayısıyla da kaynak kullananlar da faiz karşılığında para almıyorlar.
* Bankalar Kanunu size ne getiriyor? Yasayla Özel Finans Kurumları'nın ismi katılım bankası olacak. İsmimizin banka olmamasının yarattığı bazı zorluklar da ortadan kalkacak. Çünkü kar ve zarara katılma esasına göre çalışan sistem dünyanın her yerinde banka adıyla faaliyet göstermekte bu da kurumlarımızın bazı zorluklarla karşılaşmasına yol açmakta idi.
* Körfez sermayesini Türkiye'ye çekebiliyor musunuz? 11 Eylül olayından sonra Amerika'yı terk eden körfez sermayesi yeni yerler arıyor. Bu sermaye şimdiye kadar ülkemizde yeterli güven ve istikrarın sağlanamaması nedeniyle ülkemizi tercih etmedi. Ancak son yıllarda sağlanan ekonomik ve politik istikrar, Türk parasının yeniden değer kazanması, körfezdeki önemli potansiyelin bir bölümünü çekme imkanını doğurdu diyebiliriz. Bunun için onların istedikleri finansal enstrümanları sağlamamız gerekiyor. Bu enstrümanlar daha önce ihraç edilen köprü senetlerine benzeyen 'Gelir ortaklığı senetleri' ile şimdiye kadar ülkemizde uygulaması olmayan 'Varlığa Dayalı Menkul Kıymetler' dir.