Trabzonspor'un tarihi bir başarının eşiğine gelmesindeki gerçek, Ziya Doğan'ın yüreğindedir. Ziya Doğan, bazı yöneticilerin kendisine kurduğu hendekleri de aşmıştır, rakip takımları aşarken... O yüzden dilinden dökülen kelimelerin, kendi sırtına saplanan ok olmasında, sakınca yoktur. Çünkü olmazları olur yapmanın bir sınırı vardır. Trabzonspor Yönetimi'nce transferde verilen sözler tutulmamış, Ziya Doğan sözde yalnızlığa mahkum edilmiştir. Üstelik, yerine Şenol Güneş'i monte etmeye hazırlanan yöneticilerden de haberdardır. O yüzden Kiev'de son kozunu yine yürekli biçimde oynamış ve kazanmıştır. Ziya Doğan, haksızlığa karşı durmayı ilke edinmiş, en belirgin teknik adam resmidir. Politikası yoktur. Ziya Doğan, isyanlarında bile sapına kadar haklıdır. Gururun aslan payını kimselere bırakmayan bir yönetim biçimine, sorumluluğu almasını iletmiştir. Ziya Doğan göreve geldiğinde, Trabzonspor enkaz yığınıydı. Şimdi Şampiyonlar Ligi'ne katılmanın eşiğine gelen bir takımın başarısının sebebi de bu teknik adamdır. Ve yüreğini sahaya koyan futbolcuların mücadelesidir. Ama emin olun ki, Şenol Güneş'i kapıda bekletenlerin, bu başarıdan huzursuz olduğu kesindir. Ziya Doğan'ın Kayserispor maçı öncesi söylemlerini, "Daum ve Aziz Yıldırım" benzetmesiyle, Kiev dönüşü vizyona koymayı düşünenlerin hevesi kursağında kalmıştır. Onlar, Kiev'de olası bir berbat sonucun ardından, Ziya Doğan'a medya önünde özür diletmenin hayaliyle yanıp tutuşuyordu. Trabzonspor'u yıllarca yolda bırakanlar, eski yönetimden kalan kalıntıların, bu yönetime sızmış kesimidir. Ziya Doğan'ın çaresizlikle uslanacağını sanmayı bekleyenler, hedefini büyüten bir teknik adamdan özür dilemelidir. Hem de bütün medyanın önünde.