"Roger'i çimde yenebileceğime inanmak benim için önemliydi. Artık buna inanıyorum." Bu sözleri farklı bir galaksiden, dünyadan çok ileri bir gezegenin tenis şampiyonu söylemiş olsaydı bile kahkahalarımızı tutmamız oldukça zor olurdu muhtemelen. Ancak bu sözler ayniyla vaki 20 yaşındaki Rafael Nadal'ın şahsına ait. Ve daha ilginci, söyleyeni Nadal olduğu için, bu sözler güldürmekten çok uzakta; "güldürürken düşündürüyor" demek de zor, sadece ve sadece düşündürüyor. Ekselansları Federer'i bile! Bir Wimbledon daha almanaklardaki yerini alırken "neler oldu, neler bitti" diye geriye baktığımızda, bütün tokluğuyla kulaklarda çınlayan, finali kaybettikten sonraki işte bu sözleridir Rafa Nadal'ın. Bu sezon ona karşı dört kez kaybettikten sonra, intikam adlı lezzetli yemeği soğuk değil de 'Rafadan' yemek Federer'i ziyadesiyle mest etti, bu da finalin ayrı bir boyutu. Bayanlarda, halihazırda en donanımlı, repertuarı ve cephaneliği en geniş iki oyuncusunu karşı karşıya getiren finalde ise Mauresmo'nun Hardenne'e ne kadar ters geldiğine bir kez daha şahit olduk. İkinci setle beraber servislerde top fırlatma makinesi gibi çalışıp belki de Federer'in bile yapamayacağı şekilde mütemadiyen servis kutusunun en uç noktasını bularak minik Belçikalıyı "kadrajdan çıkartan " Amelie, gülsuyu tabağını almayı başardı. Velhasıl, efsane Agassi'nin vedasıyla, korta giren "çıplak vatandaşlar"ıyla, doyumsuz finalleriyle bir Wimbledon daha noktalandı. Neyse ki Dünya Kupası gibi sadece dört yılda bir yapılmıyor