Kırmızı kurdele Kaliforniya merkezli büyük bir şirketin satış ve pazarlamadan sorumlu eski müdür yardımcısı Denise, yanımdaki sandalyeye oturduğunda öfkeden kuduruyordu. Olağanüstü kızgındı. Denise, "Kan beynime sıçradı" diye söylendi. "Kapıdaki güvenlik görevlisi, hayatımda gördüğüm en kaba adam. Buraya girmek için öğle yemeği fişimi göstermemi istedi. Baş konuşmacının konuğu olarak içeri girmek için yemek fişi göstermek gerektiğini bilmiyordum. Aslına bakarsan bana bağırdı. Ona ismini ve sicil numarasını sordum ve bu kabalığını müdürüne bildireceğimi söyledim. Bana cevap vermedi. Rozetindeki numarayı yazdım ve onu şikayet edeceğimi söyledim. Sonra hızla yanından geçip içeri girdim. Bu kadar kızdığıma inanamıyorum." Bizim masamızda oturanlar, bu adamın 120 kiloluk güvenlik görevlisi Bay Gestapo olduğunda hemfikirdiler. "Ona neler hissettiğini söylediğin iyi olmuş" dedim. "Bu akşama kadar onu onurlandıracağını ve nasıl bir fark yarattığını söyleyeceğini sanıyorum." Denise yüzünü buruşturarak, "Bunu söylemenden korkuyordum" dedi. İnşaat endüstrisinin önderlerinden kendini insanların yaşamlarında bir fark yaratmaya adamış baş konuşmacı John Martin, konuşmasını bir öykü kitabındaki "Kim Olduğunuz Fark eder" adlı öykümle bitirdi. Babasının verdiği kırmızı kurdeleye dokunarak ağladı ve şöyle dedi: "Baba, yarın intihar etmeyi planlıyordum, çünkü beni sevmediğini düşünüyordum. Ama şimdi bunu yapmama gerek kalmadı." John sözlerini şöyle sürdürdü: "Biz inşaat endüstrisindekiler, kişisel ve mesleki anlamda, insanlara her zaman sevecen davranmıyoruz. Şimdi, geleceği yeniden icat etmenin, diğer insanların değerinin farkına varmanın zamanı. İnsanların yaşamımızda nasıl bir fark yarattıklarını bilmelerini sağlamak hepimiz için önemli. Şimdi ortağımı sahneye çağırmak ve benim yaşamımda nasıl bir fark yarattığını ona söylemek istiyorum." John, "Kırmızı Kurdele Töreni" ni bitirdiğinde 2 adam birbirlerine sarıldı. Sonra John öykünün yazarı olduğumu dinleyicilere açıklayarak beni sahneye çağırdı ve konuşma yapmamı istedi. Birkaç dakika içinde dinleyicilere yanlarında oturan kişileri nasıl onaylayacaklarını anlattım. Kırmızı kurdelelerle birbirlerine döndüklerinde gözlerinden yaşlar süzülürken yüzlerinin aydınlanmasını ve herkesin birbirine sarılmasını izledim. Birinin güvenlik görevlisini onayladığını görünce, gerçekten şaşırdım. Kırmızı kurdele göğsünü iliştirilirken, görevlinin yüzü birden yumuşadı. Bu adamı tanımak istiyordum. Gülümseyerek yanına gittim ve "Merhaba" dedim. "Kırmızı kurdele almana sevindim. Sen gerçekten işini zevkle yapıyorsun. Bu iş çok zor olmalı." Güvenlik görevlisi düş kırıklığı yansıtan bir sesle, "Bu konuda haklısınız hanımefendi. Burası çok karmaşık bir yer" dedi. "Genellikle burada çalışmıyorum, ama ben bile sistemin iyileştirilmesi gerektiğini görebiliyorum. Bana tüm söyledikleri fişi olmayanı içeri almamam gerektiği." "Hoşuma gitsin gitmesin, şimdi fazladan birtakım işler yapmak zorundayım" diye sözlerini sürdürdü. "Geçen ay sarhoş bir sürücü karımı öldürdü. Şimdi dul bir babayım ve oğlumla ben gerçekten zor günler geçiriyoruz. Öykünüz beni çok etkiledi ve bana oğluma onu sevdiğimi ve benim için ne kadar önemli olduğunu söylemem gerektiğini anımsattı. Kitabı imzalamanız mümkün mü acaba?" Sevgi dolu bir sesle, "Bundan onur duyarım" dedim. Kitaba, "Sevgili Larry, sen kibar ve sevecen bir babasın. Hayatımda yarattığın fark için sana teşekkür ederim" yazdım. Güvenlik görevlisinden uzaklaşırken, Denise ile gözgöze geldim. Elinde bir kırmızı kurdele ile Larry'nin yanına gidiyordu. Denise eski haline geri dönmüş, yeniden sevecen bir insan olmuştu. Onun güvenlik görevlisiyle konuşmasını ve kırmızı kurdeleyi görevlinin diğer kurdelenin üstüne takmasını izledim. Daha sonra Denise ile kol kola konferans salonundan çıktık. Bana, "Olanlara inanamıyorum" dedi. "Bu adam hakkında ne kadar yanılmışım. Ona yaptığı bu zor işi ne kadar takdir ettiğimi söyledim. Bana karşı kaba davrandığı için çok üzgündü. Bana akşam olmadan Bay Gestapo'yu bir kırmızı kurdeleyle onaylayacağımı söylediğinde bunun olabileceğini hayal bile edemiyordum. Sanırım şimdi seni anlıyorum." Ve Denise içinden şöyle dedi: "Bundan sonra biri hakkında ani karar vermeden önce 2 kere düşüneceğim. Herkesin yaşamımda bir fark yarattığını unutmayacağım." Yaptığınız her şeyi, insanların yaşamlarını değiştirdiğinizi düşünerek yapın Kaynak: Tavuk Suyuna Çorba BİTTİ