'Mezarlıkta tinerci çocuklar saldırdı' Küçükçekmece'de oturuyorum. Berat Kandili günü babamın Kanarya Mezarlığı'ndaki kabrini ziyaret edip, ona dualarımı göndermek istedim. Eşimle birlikte mezarlığa geldik. Ancak bir anda karşımıza bir grup tinerci çocuk çıktı. Bir tanesi kendisini elindeki bir aletle yaralamış yüzü kan içinde, bir elinde de torbası var tiner çekiyor.
'CAN GÜVENLİĞİMİZ KALMADI' Çocuklar bizi görünce, üzerimize doğru gelip saldırdılar. Eşim ve ben kaçarak kendimizi zor kurtardık. Mezarlıklarımız tinerci yuvası olurken, acaba yetkililer bu durumu hiç görmüyorlar mı? Belediye buralarla hiç ilgilenmiyor mu? Babamın mezarına bir damla su dökemeden, gözyaşları içinde eve dönmek zorunda kaldım. Eğer yanımda eşim olmasaydı, başıma kötü şeyler gelebilirdi. Eşim kalbinden rahatsız, ya ona bir şey olsaydı? Eğer babamın mezarını ziyaret edemeyeceksem, bu nasıl bir yönetimdir? Ben o gün kurtuldum, ancak o mezarlığa gidenlerin can güvenliği yok. Birilerinin canı yanmadan ilgili kurumların gereken önlemi almalarını istiyorum. Bizim ölmüşlerimiz de, Avrupalılar'ınki gibi tertemiz, çiçeklerle bezeli, bakımlı ve güvenli mezarlıklara layık değil mi? (Sabriye İldeniz)
'YETERLİ ÇÖP KUTUSU YOK' İSTANBUL'un en merkezi semtlerinden Üsküdar'da oturuyorum. Bazılarına küçük gibi gelse de, Üsküdar'ın en büyük sorunu sokaklarda çöp kutusunun yeterli sayıda olmaması. Avrupa Birliği'ne Uyum Yasaları çerçevesinde, artık çöpler ayrı ayrı atılacakmış. İyi, güzel de biz ilk önce sokaklarımızı temiz tutalım ve yeteri kadar çöp kutusu koyalım. Özellikle Üsküdar gibi turistlerin yoğun olduğu tarihi ilçelerimizde, çevre temizliğine daha çok önem vermeliyiz. (Baki Karabulut/İstanbul)
'Neden sözleşmeli?' Atama bekleyen bir sınıf öğretmeni olarak, geçenlerde bir televizyon kanalında konuşan Sayın Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'in sözlerini kaygıyla dinledim. Çelik konuşmasında, sınıf öğretmeni ihtiyaçlarının olmadığını söylüyordu. Bakanımızın "İhtiyaç yok" dediği sınıf öğretmenlerinden atanamayanların çoğu ilköğretim okullarına ya vekil ya da sözleşmeli olarak iş başvurusu yapıyor. Çoğu da farklı dallarda görevlendiriliyor. Madem ihtiyaç yok, niye sözleşmeli öğretmen çalıştırılıyor. Üstelik sözleşmeli personelin hepsi yeni mezun genç adaylar değil. Birçoğu da emekli olup tekrar başvuran öğretmenler. Geçici olarak görevlendirilen sözleşmeli personel, eğitime ne kadar faydalı olur? Atama bekleyen bunca öğretmen adayı varken, neden geçici tedbirlere başvuruyorsunuz? Artık gerekli ilgiyi bekliyoruz. (A. Türkmen/Öğretmen)
'YOLLAR DELİK-DEŞİK' İSTANBUL'un her yeri kazılıyor. Özellikle Üsküdar-Kadıköy ve Beykoz'a giden yolların kesişme noktası olan Bağlarbaşı, delik-deşik edilmiş durumda. Zaten burada trafik arapsaçı gibi. Bir de bu çalışmalar yüzünden trafik kilitleniyor, arabalarımız mahvoluyor, vatandaşlar sıkıntı yaşıyor. Bir de kazı etrafında güvenlik önlemleri alınmıyor. Güvenlik, sadece kırmızı bir bant çekmekle olmaz. Umarım İstanbul yollarını daha da berbat eden bu kazılar en kısa sürede biter. (Emin Haktan)
'Kasımpaşa huzursuz' Geçtiğimiz günlerde köşenizde, Kasımpaşa ile ilgili sorunlar dile getirilmişti. Ben de bir Kasımpaşalı olarak, semtimizin içler acısı durumunu köşeniz aracılığı ile yetkililere duyurmak istiyorum. Semtimizde kapkaççılık ve hırsızlık aldı başını gidiyor. Akşam hava karardıktan sonra kesinlikle sokağa çıkamıyoruz. Üçüncü katta oturmama rağmen, evimizin camlarına demir taktırmak zorunda kaldık. Ekmek almaya bile neredeyse ailece gideceğiz. Sokak ortasında çeteler halkı sıkıştırıp gasp ediyor. Kasımpaşa'da huzur kalmadı. Beyoğlu İlçe Emniyeti'ne defalarca şikayet ettik. Ama sorunumuz çözülmedi. Yetkililerden yardım bekliyoruz. (İsmi saklı/İstanbul)