Öğretmenlerin çoğu sevecen, düşünceli, olumlu ve her zaman başkalarına destek olan insanlardır. Fakat, her meslekte olduğu gibi, bu meslekte de çevrelerine olumsuz enerji yayan, başkaları hakkında dedikodu yapan olumsuz insanlar vardır. Bundan yıllar önce Lousiana'da bir lisede konuşma yapacaktım. Önce okulun dinlenme salonuna girdim. Oturup, düşüncelerimi toparlamak istiyordum. Tam o sırada kapıdan hışımla 2 öğretmen girdi ve bu öyküde 'Yabanıl Adam' adını vereceğim bir öğrenci hakkında, atıp tutmaya başladılar. "O uzun saçlı, uyuşturucu kullanan, frizbi oynayan, kaykayla kayan, bayrak yakan hippi, hiçbir işe yaramaz bir serseri!" dedi içlerinden biri. Çok geçmeden de diğeri oldukça gülünç bir dedikoduya başladı. "Eşimin kız kardeşinin köpeğinin kayınvalidesi, geçenlerde bana asma yapraklarını ne yaptığını anlattı..." Bu kadar çok olumsuz yoruma dayanamayacağımı anlayınca, konuşmanın yapılacağı salona gidip, ses düzenini gözden geçirmeye karar verdim. Orada da okulun müdürüyle karşılaştım. Çok olumlu bir insandı ve bana gün içindeki programından söz etti. Okulda herkesle arkadaş olan bir çocuk vardı. Zachary, bütün sporlara ilgi duyan, okulda düzenlenen bütün danslara giden enerji dolu bir çocuktu. Bütün sinirlerini ve adalelerini etkileyen bir hastalığı vardı: Multpl Skleroz... Zach, yıllardır elleriyle idare ettiği tekerlekli sandalyesiyle bir dersten ötekine, bir etkinlikten diğerine koşturuyordu. Ben konuşma yapmak üzere, okula gitmeden bir ay önce Zach'in durumu daha da kötülemişti. O okulda okumak istiyorsa, artık motorlu bir tekerlekli sandalyesi olması gerekiyordu. Yoksa, okuldan ayrılacaktı. Zach'in ailesinin, bu sandalyeyi alacak parasal gücü olmadığı için, tek bir seçeneği kalmıştı: Okuldan ayrılacaktı. İşte o gün Zach okuldan ayrılmak üzere son işlemleri yapmak için danışmanın odasındaydı. Bütün okul, Zach ve ailesi konferans salonuna çağrıldı. Öğrenciler ve öğretmenler yerlerine oturdu. Zach ise, tekerlekli sandalyesiyle 15. sıranın yanında her zamanki yerini aldı. Zach, o günün okuldaki son günü olduğunu ve eğitim yaşamının son bulduğunu düşünüyordu. Beni konuşmacı olarak tanıtmalarından önce, büyük bir olay yaşandı. Öğrenci konsey başkanı sahneye çağrıldı ve o da, öğrencileri ulusal marşlarını söylemeye davet etti. Sonra da o 'Yabanıl Adam'ı, yani öğretmenlerin hakkında olumsuz şeyler söyledikleri öğrenciyi sahneye çağırdı.Yeşil saçları, kulaklarında sayısız küpesi, kaşında hızması ile öğretmenler arasında mırıldanmalara yol açtı 'Yabanıl Adam'. Çocuk hiçbir şey söylemeden bir işaret verdi ve bunun üzerine Zach'in yanına 4 futbolcu geldi. 4 futbolcu Zach'i sandalyesiyle birlikte sahneye taşıdı. 'Yabanıl Adam' bir işaret daha verince, orkestranın üyesi olan 2 öğrenci Zach'in anne-babasına çiçek verip, onları da sahneye davet etti. Daha sonra 'Yabanıl Adam' özür dileyerek, sahnenin gerisinde yok oldu. Birkaç saniye sonra da yepyeni, pırıl pırıl, krom kaplı elektrikli bir tekerlekli sandalyeyi iterek sahneye döndü. Sandalyenin üzerinde, okulun renklerinden oluşan büyük bir fiyonk vardı. Yabanıl Adam, olduğu yerde şöyle bir döndü ve futbolculara Zach'i sandalyeye oturtmalarını işaret etti. Zach'e sandalyenin nasıl çalıştığını gösterdiler. Zach sahnede iki zafer turu yaptı yeni sandalyesiyle. Öğrenciler ve öğretmenlerden oluşan yaklaşık iki bin kişilik kalabalık, gözyaşları içinde ayakta Zach'i alkışlıyordu. Okuldan ayrılmasına gerek kalmadığı için yalnızca Zach'i mi alkışlıyorlardı? Hayır, alkışların büyük kısmı, elektrikle işleyen tekerlekli sandalyenin alınmasına öncülük eden Yabanıl Adam'ı alkışlıyordu. Her taraflarında dövmeler olan, kendisine benzeyen arkadaşları biraraya gelmiş ve sandalyeyi alacak parayı aralarında toplamışlardı. Evet, çok doğru. Bir kitabı kapağıyla değerlendirmemiz gerek. İstendiğinde, önemli olduğuna inanıldığı zaman en hoşa gitmeyen "kitaplar"dan bile büyük dersler alınabilir. Unutmayın, "Bozuk bir saat bile günde en az iki kez doğru zamanı gösterir." Hiç kimseden umudunuzu kesmeyin... Kaynak: Tavuk Suyuna Çorba BİTTİ