Seyhan Şenyüz: "Oğlumun montunda kokusu duruyor. Her gece onunla yatıyorum, ayakkabılarını öpüyorum" Neriman Tiftik: "Kızım ve torunlarım rüyama girmiyor. Annem 'ağlama kızım, ağlamazsan görürsün ancak' diyor"
Neriman Tiftik: Yolda yürüyorum ağlıyorum, yemek yiyorum ağlıyorum, nefes alıyorum ağlıyorum, uyuyorum ağlıyorum. Hep ağlıyorum, ağlıyorum, ağlıyorum. Ağlamayacağım diyorum, yine ağlıyorum.
Hepsinin ortak yanı evlatlarının vahşice katledilmesiydi. Kızı ve iki torunu öldürülen Neriman Tiftik, iki oğlunu kaybeden Hadife Kavaklı, oğlu komşusu tarafından vurulan Seyhan Şenyüz, kızı komşusunun yeğeni tarafından öldürülen Aysel Kılıç, oğlu bıçaklanan Pakize Ilık ve oğlu, kızı tarafından öldürülen Filiz Danacılar... İlk kez biraraya geldikleri yemekte saatler ilerledikçe önce dertleştiler, ardından da kelimeler yettiğince birbirlerini teselli etmeye çalıştılar.
Neriman Tiftik: Köyde tarlaları satacak da fidye verecekmiş. Köyü satsan zaten 10 milyar etmez. Madem fidye isteyecektin neden öldürüyorsun. 'Paraya ihtiyacım var, bir yerden para bulun yoksa çocuğunu kaçırırım' deseydin, değil mi? Hadife Kavaklı: Dilenirdim, dolanırdım, kredi çekerdim. Yine bulurdum. Neriman Tiftik: Aman onların gözü yine de doymaz. Bir yerden bir şey bulurlardı. Verdikçe doymazlardı. Hadife Kavaklı: Adam benim çocuklarımı götürmüş, katletmiş. Sonra da bizimle arıyor. 'Niye biz onları arıyoruz, benim çocuklarım İstanbul dışında bile olsa evi bulur' diyorum. Ama o katil 'Veli Abi diyor, ben başka arkadaşlara da söyleyeyim. Onlarda gelsin arabayla arasınlar' diyor. (ağlıyor) Neriman Tiftik: Ben çok kötü oluyorum birileri ağlayınca. Ne olur ağlamayın. Allah'ınızı severseniz ağlamayın. Buraya biraz moral bulmaya geldik. Müge Hanım bizi kafamız dağılsın diye davet etti. Ağlamayın da onlar yerlerinde rahat uyusun. Kızımı ve torunlarımı rüyamda göremiyorum. Annem diyor ki, 'ağlama yavrum. Ağlamazsan görürsün ancak' diyor. Hadife Kavaklı: Sen de görmedin mi? Neriman Tiftik: Ben hiç göremiyorum rüyamda. Pazar günü yavrularımın pijamalarını, eşyalarını, eşofmanlarını yanıma aldım. Üçünün de... İlknur'un evlenmeden önce giydiği ayakkabıları benim evindeydi. Onlarla yatıyorum. Yastığımın altına koyuyorum. Buna rağmen görmüyorum ya, görmüyorum... Seyhan Şenyüz: Ben ceketini alıyorum, deri ceketini... Her gece benim yatağımda çocuğum. Deri ceketini o gün çıkarmıştı, Kokusu duruyor hala üzerinde. O kokusunun her tarafını öpüyorum. Ayakkabılarının içini öpüyorum, kokluyorum. Keşke burada olsaydı. Burada olsaydı da elimi, ayağımı, kolumu verseydim. Beni alsınlar, diri diri mezara koysunlar da yavrum gelse. Tek istediğim bu. Müge Anlı: Sen de mi rüyanda hiç görmedin çocuklarını? Hadife Kavaklı: O gece yasin okudum, dua ettim göreyim diye ama göremedim. Bir kere bir görür gibi oldum. Çok uzaklarda aramızdan bir su geçiyor, dere gibi... Suyun bir tarafında ben, diğer tarafında çocuklarım kalıyor. Uzaktan öyle bir gördüm. Pakize Ilık: Ben oğlumu rüyamda gördüm. 'Para kazanayım da Umre'ye götüreyim seni' derdi bana... Rüyamda da beraber hacca gidiyorduk. Üzerimde yeşil başörtü, yeşil elbise vardı. 'Anne' dedi... 'Şu taşları al, at...' Ben de atarken dengemi kaybedip, düştüm. Bu kadar gördüm... Neriman Tiftik: Damadım Tahsin görmüş geçenlerde rüyasında İlknur'u... Namaz kılıyormuş. Seyhan Şenyüz: Ben Atılay'ı en son gördüğümde siyah takım elbise vardı. Sabah programınıza gelecektim... Üzerinde takım elbisesi, büyük bir sevinçle yanıma geldi, öptü beni... Sonra dışarı çıkardı. Her yerde bembeyaz bulutlar vardı. Bulutların içinde koşmaya başladık. Ertesi gün yayına geldim ve siz katilin yakalandığını açıkladınız. Seyhan Şenyüz: Bu katiller şimdi cezaevinde huzur içinde oturuyorlar. Yiyip, içiyorlar. Allah, bizim çektiğimiz acıyı inşallah onlara da çektirsin. Başka da bir şey istemiyorum. Neriman Tiftik: Rahat bırakmasınlar onları. Benim üç tane evladım gitti. Çektiğim acıları onlar da çeksin istiyorum. Biz niye her gün ağlıyoruz? Bak kaç tane aileyiz, hep ağlıyoruz. Bizim gibi milyonlarca kişi var. Onlar da bizimle beraber ağladı. Pakize Ilık: Ben sana hep söyledim Seyhan Abla, 'dimdik ayakta ol' dedim. 'Katil seni izliyor, böyle üzgün görmesin' dedim. 'Dimdik ayakta olduğunu görsün, sonunda yakalacak, içini rahat tut' dedim... Neriman Tiftik: Nasıl vicdanları var ki seyrediyor, gözümüzün içine baka baka? Ooh diyordur. Bacak bacak üstüne atmıştır, yakmıştır sigarasını. Bizim ş... var ya, (İlknur ve iki çocuğunun katili Okan Ç.'den söz ediyor) gözümüzün içine baka baka seyretti. Bu dünyada sana bir şey yapamıyorsam, öbür dünyada iki elim iki yakanda. Seni asla rahat bırakmayacağım. Bu benim boynumun borcu. Ölürsem de gözüm açık giderim zaten...
Pakize Ilık: Programı hiç kaçırmadan izliyorum her gün... O gün de İlknur'un katilini Metris Cezaevi'nin önünde görünce size, Celalettin Cerrah'a, Mustafa Köse'ye ve bütün polislere yasin okudum. Allah sizi korusun.