Yula: Uygun ve Yanal az hata yaptığı için takımları önde. Bence Aragones de hatalarından dönerse Fenerbahçe rakipleri kadar şanslıdır.
Tanman: İyi bir seri yakalayan bu işi götürür... Ama son dakikaya kadar heyecan devam edecektir
* Ligin ikinci yarısında maç kazanamayan Fenerbahçe, Hacettepe'ye 7 gol birden attı. Sizce değişen neydi? Futbol ilerisi için umut verdi mi? S.Y: Aragones'teki değişiklik ortada, ama bu değişiklik kendinden mi geldi başka yerlerden mi geldi onu bilmiyorum. Zaten sezon başından beri Aragones'in Fenerbahçe'yi hiç tanımadığını ve takımı bu yüzden bu hallere düşürdüğünü savunuyorum. Tanımış olsa Alex- Semih ikilisinin ülkemizin en iyi anlaşan ikilisi olduğunu bilirdi. Hacettepe maçı kendisine ders olarak sunulmalıdır. Semih'i çıkartıp İlhan Parlak'ı alması tuhafıma gitti. Çünkü, İlhan'ı asla düşünmediğini biz iyi biliyoruz. Semih, haftalarca sakatken İlhan Parlak'ı 18'e bile almayan Aragones nasıl oldu da ondan faydalanmaya çalışıyor. Dediğim gibi muhakkak birileri tarafından uyarılmış. Hacettepe ligin en zayıf takımı. Şu ana kadar 2 galibiyeti var 1 tanesi de Aragones'in Fenerbahçesi'ne karşı. İşte, hiç etki etmediği maçta iki takım arasındaki gerçek fark ortaya çıktı. Bu haftaki galibiyete rağmen önümüzdeki Gençlerbirliği maçında kafamızda hala bir çok soru varsa bize Aragones'in bir türlü veremediği güven yüzündendir.
* Galatasaray'ın Antalya yenilgisini getiren nedenler neydi? C.T: Galatasaray önemli bir fırsat kaçırdı. Çünkü, üstündeki rakiplerin puan kaybedebileceği bir haftaydı, nitekim kaybettiler... Ama Galatasaray daha fazlasını kaybederek önemli bir avantajı tepti. Ama, bu kayıp, rakipleri de puan yitirdiği için çok da önemli olmadı. Sarı- Kırmızılı'lar Antalya maçına muhtemelen iyi hazırlanamadılar. Bunun başka bir izahı yok. Hazırlanamayışın başlıca sorumlusu da teknik direktör Michael Skibbe'dir. Alman çalıştırıcının takım içindeki dengeleri de koruyamadığını görüyoruz. Yabancılarla yerliler arasında bir ayrımcılık söz konusu. Lincoln, Baros bir tarafa yerliler bir tarafa sanki. Skibbe puan kaybedilen her maçtan sonra Lincoln'ün yokluğundan bahsediyor. Mesela Antalya maçında Hakan Balta'nın yokluğu da önemliydi, ama ondan bahsetmedi. Skibbe'nin, Galatasaray'da yabancılar olmadan başarı olmaz gibi bir düşüncesi var. Bu doğru değil. Antalya'da kaybedilen puana gelince... Baros, yakaladığı pozisyonları atsa belki bugün farklı şeyler söylüyor olabilirdik. Futbol gol oyunu. Ama, Galatasaray genel olarak Antalya kadar galibiyeti istemedi ve sahada maçı kazanmasını sağlayacak bir görüntü de sergilemedi. Özellikle defansın kenarlarındaki sorunlar da Bordeaux maçı öncesi tedirginlik yarattı.
* Aragones'in sözleşmesi olmasına karşın, "Sezon sonu kalırsam" diye bir açıklaması vardı. Bunu nasıl değerlendirebiliriz? S.Y: Benim fikrimi zaten biliyorsunuz. Aragones bence Ankaragücü maçı bitiminde ''Deplasmanda alınan 1 puan iyidir" demesinden sonra gönderilmeliydi. Geçen sene Avrupa'yı korkutan, titreten Fenerbahçe bu yıl Aragones'le Avrupa'da dibe vurdu ve Galatasaray, Beşiktaş, Trabzon ve Kayseri gibi rakiplerinin Kadıköy'e gelmesine rağmen liderin 5 puan gerisinde, kupada da ne olacağı belli değil. Aragones'in yerinde ben olsam böyle bir tablonun üstüne fazla yorum da yapmam. Sarı- Lacivertliler bu sene taraftarını futbol olarak da sonuç olarak da mutlu etmemiştir. Yönetici Ali Koç'un da söylediği gibi her sene dünyada şampiyon olacak bir takım yok. Zaman zaman bu sene olduğu gibi işler kötü de gidebilir. Önemli olan tedavinin iyi yapılmasıdır. Eğer bu tedavinin içinde Aragones'in gitmesi varsa elbette o da gidecektir. Yine de Fenerbahçe'nin şampiyonluk ümidi var. İki hafta sonra Sivas İstanbul'a gelecek, yendiğin zaman puan farkı da kalmaz. Ama Aragones güven veren bir teknik adam değil. Ne yapacağını kestiremiyoruz. Ilk devre Hacettepe ve geçen hafta Belediye'ye 6 puanın tamamı teknik adam hatasıdır. Onları bile artı olarak koysan Fenerbahçe şu anda liderdi. Ama yapacak bir şey yok.
* Galatasaray'ın yarın çok önemli bir UEFA maçı var. Bordeaux maçı hakkındaki görüşünüz nedir? Olası bir kayıpta Skibbe ile yollar ayrılır mı? C.T: Bordeaux maçı Galatasaray'ın geleceğini direkt etkileyen bir maç. Şampiyonlar Ligi, Türkiye Kupası kaybedildi, bir de UEFA Finali hayali biterse Galatasaray'da çok farklı gelişmeler olabilir. Tabii ki bu gelişmelerin öncelikli olanı da teknik direktörün Galatasaray'da kalmasının anlamsızlığıdır. Bazı yabancı oyuncular için de benzer gelişmeler söz konusu olabilir. Bordeaux maçı bu bakımdan hayati bir maç. Bu görüntüyle oradan çıkmak zor, ama Avrupa kupalarında özellikle yabancı oyuncular çok daha iyi motive oluyorlar. Benfica ve Hertha maçlarındaki gibi... Şu anda tek tutunulacak dal bu istatistik.
* Yarışta hala kopma olmadı. Bu heyecan son haftaya kadar sürer mi? C.T.: Eğer Trabzon ve Sivas kazansaydı daha önce de kopmalar olabilirdi. Ama herkesin kaybetmesi, Fenerbahçe'nin kazanıp yarışa katılması bu mücadelenin daha uzun haftalar devam edeceğini gösteriyor. Bu hafta sadece Galatasaray kötü görüntü vermedi. Sivas ve Trabzon da oynadığı futbolla ayaklarının çok sağlam yere basmadığını gösterdi. Bu nedenle 5 takımın da bu yarışta eşit şansı var diye düşünüyorum. İyi bir seri yakalayan, daha az puan kaybeden bu işi götürür. Takımların bu peformanslarıyla yarış son günlere kadar sürecek gibi duruyor. S.Y: Daha oynanacak 14 maç var. Elbette ki görüntü, bu yarışın ligin sonuna kadar gideceği şeklinde. Az hata yapan ipi göğüsleyecek. Aragones, çok hata yaptığı için Fenerbahçe geridedir. Eğer bu hatalarından döner söylediklerimize biraz kulak verirse Sarı-Lacivertliler de en az rakipleri kadar hatta daha da fazla şanslıdır. Ama dediğim gibi daha az hata yapan Bülent Uygun ve Ersun Yanal'ın takımları öndeler. Elbette çok başarılılar ama önde oluşlarının bir nedeni de 3 büyüklerin teknik adamlarının çok kötü bir sezon geçiriyor olmalarıdır.