Kim bunlar?
Tam 3 yıl önce bu sütunlarda "Türkiye'de ve özellikle Güneydoğu'da, 3 binden fazla yabancı ajan olduğunu istihbarat raporları açıklıyor" diye yazdığımızda, çoğu kimse dudak büküp abartıldığını ima etmişti. Takvim'in manşetten yayımladığı bu yazıdan sonra, başka yayın organları da gazetemizi kaynak gösterip konuya dikkat çekmişti. Sonradan Emniyet ve askerin de işaret ettiği, yabancı ülke istihbaratçıları hakkında ne yapıldı, AKP iktidarı meseleyi takip edip gereğini yerine getirdi mi, bilemiyoruz ama, topraklarımızda fink atan yabancı ve karanlık çevrelerin hızla arttığını gözlüyoruz.
Anadolu ajan dolu Halkımızın da farkında olduğu bu gerçeğin açık örnekleri öylesine çok ki... Bölücü örgüt PKK'nın bir gösterisi oluyor; bakıyorsunuz bir yığın yabancı orada... Etnik ırkçılık yapan parti görünümlü birileri bir şeyler yapıyor, orada da dünya kadar karanlık tip peydahlanıyor. Kimi gazeteci, kimi aydın-yazar, kimi diplomat, kimi de güya uluslararası faaliyetteki bir sivil toplum örgütü mensubu diye tanıtılıyor. Hemen hepsi de; ne enteresandır ki Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne karşı olan eylem, gösteri ve kampanyalarda yer alıyor. Ellerini-kollarını sallaya sallaya kendi ülkemizde faaliyette bulunup aleyhimize konuşuyor! Bölücü ve yıkıcılar ile El-Kaide gibi sözde dinci örgütlerin militanları arasında çok sayıda yabancı ülke vatandaşının yakalandığı malumunuz... Avrupa ülkeleri ile Ortadoğu'dan ve eski Sovyet bloğuna mensup ülkelerden birçok kişi ele geçirilip tutuklandı. Herkes çekiştiriyor Dün Malatya'da meydana gelen o iğrenç hadiseyi de bu şekilde izledik ilk başta... Hunharca katledilenler içinde Alman uyruklu bir kişinin de olduğunu öğrenince, Anadolu toprağında döndürülen fırıldaklıklara yine şaşırdık. Yurt Partisi Genel Başkanı olan Sadettin Tantan'ın İçişleri Bakanlığı sırasında ortaya çıkartılan Hizbullah cinayetlerinin benzeri bu vahşetin arkasındaki güçler de inşallah kısa zamanda bulunur ama, etrafımızda neler döndürüldüğünü görüyor musunuz? Hangi birine yanalım, hangi taraftan bakıp da üzülmeyelim. Koskoca şehrin göbeğinde tavuk boğazlar gibi insanlar boğazlanıyor. Türklük ve Müslümanlık'la yoğrulmuş Anadolu toprağının merkezinde misyonerlik yapılıyor. Kültürümüz ve inancımız pazara çıkartılmış gibi, herkes bir taraftan çekiştiriyor. Aklımızı başımıza almanın zamanı gelmedi mi Allahaşkına.