Dünyada tenisin yazılı ve görsel medyada geçmişe göre daha fazla yer alması, bu spora olan ilginin artmasına neden oluyor. Artık tenis daha çok insan tarafından oynanıyor ve takip ediliyor. Her yıl çok daha fazla sayıda çocuk profesyonel tenisçi olmak amacıyla tenise başlıyor. Artan ilgiden dolayı bu spora yatırım yapan sponsorlar hızla çoğalıyor. Bunun sonucunda da tenis turnuvalarının sayısı ve bu turnuvalarda dağıtılan ödüllerin miktarı artıyor. Dünyada hal böyle iken bizde durum şu an için pek de parlak değil. Dünya tenisinin yanında çok geri kaldığımız ve küçük adımlarla ilerleme kaydettiğimiz bir gerçek. Gerekli atılımı yapabilmemiz için yapılması gereken çok şey var. Bu noktada medyaya da görev düşüyor. Popüler spor dallarının yanında tenise daha fazla ilgi gösterilmesi, tenis maçı yayınlarının artması ve ulusal kanallarda da yer alması, bu sporun tanınması ve yaygınlaşması açısından oldukça önemli. Tenis görsel ve estetik değerlerin çok yüksek olduğu bir spor. Dolayısıyla izleyenleri etkiliyor ve geniş bir izleyici kitlesinin oluşmasına sebep oluyor. Eskiden TRT2 ve TRT3 kanallarında genellikle gece yayınları ile sınırlı olan tenis maçları artık Eurosport kanalından, zaman zaman CNN Türk gibi ulusal kanallardan canlı olarak izlenebiliyor. Bu yayınların çoğalması tenisle tanışık olan insan sayısının artmasını sağlayacak. Bu insanların bir kısmı zaman içerisinde izlemekle yetinmeyip oynamaya başlayacak ve uzun vadede, çocuklarını da küçük yaşta tenise yönlendirerek performans oyuncusu sayısının artmasına katkıda bulunacaklar. Medya, yazılı basında çıkacak tenis haberleri ve televizyonlarda yer alacak maç yayınlarıyla insanları tenisle tanıştırarak üzerine düşen görevi yerine getirmeli ve gerisini tenise bırakmalı. Nasılsa tenis, kendi reklamını kendisi yapabilecek, popülerliğini arttırabilecek kadar çekici ve güzel bir spor.