Fransa çıkmazı Osmanlıİmparatorluğu'nda Ermenileri yaşadıkları devlete karşı ayaklandıran, kışkırtan ülkelerden birisi de Fransa idi. Anadolu'yu parselleyip, Türk devletini ortadan kaldırmak için mücadele eden müttefik ülkeler içinde Fransa, Ermenilerle en yakın teması kuran ülke konumundaydı. Özellikle Rusya'daki ihtilal sonrası, Anadolu'da Ermenilerle yakından ilgilenme işini Fransızlar üstlenmişti. Genç TürkiyeCumhuriyeti'nin, imparatorluk küllerinden yeniden hayata merhaba demesi üzerine de diğer ülkeler gibi Fransa da evinin yolun tutmuştu. Osmanlı'nın sadık tebaası Ermeniler, dışardan ayartma sonucu ayaklanınca ve bu kışkırtmalardan da bir sonuç çıkmayınca, köklerini saldıkları toprakları terk etmek zorunda kaldılar. Sığındıkları ülkelerden en önemlileri ABD ve Fransa oldu. Geçmişin hesabını, bugün görmeye kalkan Fransa, aslında soykırımla falan ilgili değil, başka hesaplar peşinde ve Ermenileri de kullanıyor, Türkiye'yi de. Fransa'nın atmış olduğu yanlış adımlara HırantDink'in yaklaşımıyla bakmakta fayda var; 'Fransa'nınsoykırımlailgilihersöylemiErmeniler'ezararveriyor.' Sadece Ermenilere değil, Azerilere de, Türkiye'de yaşayanlara da, bölgenin sağlıklı bir şekilde gelişmesi için çalışanların gayretlerine de sekte vuruyor. Fakat, Fransa gibi üçüncü ülkelerin yangına ateşle gitmemelerinin, sürekli aynı yarayı kaşımalarının bir amacı olmalı. Fransa'da450binkişilikErmenidiasporasındanbahsediliyor,amaFransa'dayaşayankendidevletitarafındanbiledikkatealınmayanTürklerikimsedikkatealmıyor . Anadolu'da 7 ayrı bölge için irtica, laiklik tarifiyle uğraşılırken, yurtdışında sahipsiz kalan vatandaşlarla kim, neden ilgilenecek? Üstelik bizim aristokratlar zaten onları köylü biliyor. Ayrıca, devletin yurtdışındaki vatandaşa olan ilgisinden de hiçbir gurbetçi memnun değil. Bu sebeple, Fransa'daki, Almanya'daki vatandaşlarımız güvensiz ve sahipsiz bir hayat sürüyor. Bir güç olamıyor. Güveneceği kapı da bulamıyor. Halböyleolunca,oradakiTürklerindeğil,buradakiFransızlarınpaçasınayapışıyoruz. Fransa'ya 250 bin insanı çalışmaya göndermişiz, ama Anadolu'daki 25 Fransız şirketinin yöneticisinden, patronundan medet umuyoruz. Bu halimizle bir de esip gürleyerek, boykot naraları atıyoruz. Ama yanlış yapıyoruz. Demokrasiyi tam özümsemek, demokrat sayısını artırmak, sivil bir toplum olma yolunda ilerlemeye devam etmek gerekir. Ha bu arada, OYAK da Fransız menşeli iştirak sayısını artırırsa, paşalar da kendi halkına değil de biraz da yabancılara babalanırsa, belki Fransızlar bir süre daha ses çıkarmazlar...