Güncel | Yazarlar | Güne Bakış | Ekonomi | Aktüel | Magazin | Spor | Televizyon | Saklambaç | Astroloji | Ana Sayfa 10 Ekim 2006

Fransa çıkmazı

Osmanlı İmparatorluğu'nda Ermenileri yaşadıkları devlete karşı ayaklandıran, kışkırtan ülkelerden birisi de Fransa idi. Anadolu'yu parselleyip, Türk devletini ortadan kaldırmak için mücadele eden müttefik ülkeler içinde Fransa, Ermenilerle en yakın teması kuran ülke konumundaydı. Özellikle Rusya'daki ihtilal sonrası, Anadolu'da Ermenilerle yakından ilgilenme işini Fransızlar üstlenmişti.
Genç Türkiye Cumhuriyeti'nin, imparatorluk küllerinden yeniden hayata merhaba demesi üzerine de diğer ülkeler gibi Fransa da evinin yolun tutmuştu.
Osmanlı'nın sadık tebaası Ermeniler, dışardan ayartma sonucu ayaklanınca ve bu kışkırtmalardan da bir sonuç çıkmayınca, köklerini saldıkları toprakları terk etmek zorunda kaldılar. Sığındıkları ülkelerden en önemlileri ABD ve Fransa oldu. Geçmişin hesabını, bugün görmeye kalkan Fransa, aslında soykırımla falan ilgili değil, başka hesaplar peşinde ve Ermenileri de kullanıyor, Türkiye'yi de.
Fransa'nın atmış olduğu yanlış adımlara Hırant Dink'in yaklaşımıyla bakmakta fayda var; 'Fransa'nın soykırımla ilgili her söylemi Ermeniler'e zarar veriyor.' Sadece Ermenilere değil, Azerilere de, Türkiye'de yaşayanlara da, bölgenin sağlıklı bir şekilde gelişmesi için çalışanların gayretlerine de sekte vuruyor. Fakat, Fransa gibi üçüncü ülkelerin yangına ateşle gitmemelerinin, sürekli aynı yarayı kaşımalarının bir amacı olmalı.
Fransa'da 450 bin kişilik Ermeni diasporasından bahsediliyor, ama Fransa 'da yaşayan kendi devleti tarafından bile dikkate alınmayan Türkleri kimse dikkate almıyor . Anadolu'da 7 ayrı bölge için irtica, laiklik tarifiyle uğraşılırken, yurtdışında sahipsiz kalan vatandaşlarla kim, neden ilgilenecek? Üstelik bizim aristokratlar zaten onları köylü biliyor.
Ayrıca, devletin yurtdışındaki vatandaşa olan ilgisinden de hiçbir gurbetçi memnun değil. Bu sebeple, Fransa'daki, Almanya'daki vatandaşlarımız güvensiz ve sahipsiz bir hayat sürüyor. Bir güç olamıyor. Güveneceği kapı da bulamıyor.
Hal böyle olunca, oradaki Türklerin değil, buradaki Fransızların paçasına yapışıyoruz. Fransa'ya 250 bin insanı çalışmaya göndermişiz, ama Anadolu'daki 25 Fransız şirketinin yöneticisinden, patronundan medet umuyoruz. Bu halimizle bir de esip gürleyerek, boykot naraları atıyoruz. Ama yanlış yapıyoruz.
Demokrasiyi tam özümsemek, demokrat sayısını artırmak, sivil bir toplum olma yolunda ilerlemeye devam etmek gerekir. Ha bu arada, OYAK da Fransız menşeli iştirak sayısını artırırsa, paşalar da kendi halkına değil de biraz da yabancılara babalanırsa, belki Fransızlar bir süre daha ses çıkarmazlar...
GÜNCEL
Herşey Herşey dahil soygun
Dolandırıcılığın böylesi görülmedi! İstanbul polisi, bir ihbar...
Çıldıran çıldırana
Zekat kimlere farzdır?
İhmalin acı faturası
Her cana 2 müebbet
Kır direksiyonu fidyeye
Süper memur 'Saha'da!
SPOR
Burası Burası dinlenme tesisi değil!
"Neden Milli Takım'a alınıyor?" diye soranlara sert çıkan tecrübeli...
Terim'den gözdağı
Sırrım koşmak
Savunmamız emin ellerde
Artık kaçarı yok
Forvette sıkıntı bitti
Köşeye sıkıştı
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
HAVA DURUMU
ISTANBUL - Par. Bul. 22 C,Açık 14 C
ANKARA - Par. Bul. 19 C,Par. Bul. 7 C
IZMİR - Açık 29 C,Açık 15 C
ANTALYA - Par. Bul. 30 C,Açık 20 C
ADANA - Yağmur 28 C,Par. Bul. 18 C
EKONOMİ
IMKB E: 36.885,890 D:% 0,40
DOLAR S: 1,504 D:% 0,57
EURO S: 1,896 D:% 0,56
AKTÜEL
GÜNE BAKIŞ
EKONOMİ
GÜNCEL
  Güncel | Yazarlar | Güne Bakış | Ekonomi | Aktüel | Magazin | Spor | Televizyon | Saklambaç | Astroloji | Künye | Ana Sayfa
    Copyright © 2003, 2006 - Tüm hakları saklıdır.
Merkez Gazete Dergi Basım Yayıncılık Sanayi ve Ticaret A.Ş.
Üretim ve Tasarım  Merkez Bilgi Grubu