Affa destek önerisiyle DYP Lideri büyük riske giriyor...
***
Ağar riski aldı bile
Terör affından yana olmakla, demokratik kartpostal olmak da var, şehit analarının bulmaktan korktuğu politikacı resmi olmak da....
Rivayettir ki, Dicle ve Fırat, dostluğun ve kardeşliğin kirvesi olur. Gerçektir ki, sevginin anayurdu, dostluğu ve kardeşliği doyurur. Diyarbakır'ın, İstanbul'dan bakınca terör devşiren şehir olarak görülmesi, temeldeki sevginin ve kardeşliğin önüne duvar örmeyi gerektirmiyor.
*** DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar'ın Diyarbakır ve Mardin gezilerini izledim. İktidara ayarlı bir yolculuğun konuşmalarını dinledim sanki. Diyarbakır'daki Kaplan düğün salonunda 2 bin kişi. İğne atsan yere düşmez. Aynı gün Tarım Bakanlığı'nın da bir iftar yemeği var ama sivil toplum örgütlerinin tercihi Mehmet Ağar... "Türkiye, yeni bir yola doğru siyaset açtı" derken, tarif ettiği yol, daha demokratik ve hoşgörülü bir yol. Belki de Doğru Yol... Mehmet Ağar'da topluma hakim liderliğin bütün belirgin izleri mevcut. Ya da toplumda, Mehmet Ağar'ın coşkularına kendilerini biriktirmenin, bütün tasarrufu... Terör örgütüne aftan söz etti. Bunu tırnak içine aldığı bir cümleyle destekledi. "Risk alınacak her yerde ben varım!"
*** Mehmet Ağar'ın aldığı bir risk de var bence. Teröristin affından yana olmakla demokratik kartpostal olmak da var, şehit analarının bulmaktan korktuğu resim olmak da... O yüzden bu konuda net biçimde "Evet aftan yanayım" diyemedi. "Gerekirse" dedi ve ertesi günkü konuşmada meseleye parantez açtı. "Af için, toplumsal şartların oluşması gerekir." Aslına bakarsanız, Diyarbakır'a bırakılmış mektup, çok kişiye yazılmış bir mektuptur. Mardin'de Sultan Şeyhmuz ilçesi girişinde ellerinde bayraklarla çocuklar karşıladı Mehmet Ağar'ı. Gülümseyen bir yüzle otobüsten inerken, "Bizi de AKP'ye benzettiniz" dedi. Uzun bir konvoy ve "Ağar Başbakan" sözleri arasında kurban kesilirken, bir DYP'li bağırdı. "Erdoğan sana kurban olsun!" Sanırım duymadı. Ya da duymak istemediği bir sözcük olarak algıladı bu sloganı.
*** Ağar'daki yeni pencereler dikkatimi çekti. Özellikle demokratik pencereler. "Bütün beceriksizliklerine rağmen, bu hükümetin demokrasi dışı şekillerle saf dışı edilmesine karşı çıkacak olan yine biziz" derken, meseleyi hükümete değil, demokrasiye destek olarak niteledi. Şaşırmadım dersem yalan olur. Ağar'a göre demokrasi dışı söylemler, AKP'nin bitmiş değirmenine su taşıyor. O yüzden milletin gözünde itibarını kaybeden bir hükümetle, sandıkta hesaplaşmanın çağrısını yaptı. Beklediğimden demokratik, cesur ve usta buldum onu. Kullandığı kelimelerin, hedefini şaşırmayan, seçilmiş kelimeler olduğuna şüphe götürmedim.
*** Mehmet Ağar, anası ağlayan bir ülkenin yeni omuzu. Kalabalığın yangın alkışları da, düşüncemi doğruluyor. Gördüğüm kalabalıklar ve coşkunun falcılığından çıkıp, bir astrolog gibi görüşümü bildirmeliyim. Mehmet Ağar ilk seçimin anahtarı. Engelleri de aşar... Barajı da...