Çiftçinin ürettiklerinin para etmediğini, artık devletin de bu kanunlarla uğraşıp fiyat ve pazar konusunda gayretinin olmadığını belirtip fındığı da örnek göstermiştik ya... Sen misin, öyle yazan! Hayatındafındıkyetiştirmemiş,hattameyve-sebzeyisadecepazardagörmüş,amaparayıda,kan-teriçindeyetiştiripüretenlerinsırtındankazanmışfındıkçınıntekitelefondaydıdün! Maaşallahı da var; mektep medresenin yabancısını görüp oralarda okutulduğu için mi nedir; Tarzancaya dönmüş Türkçesi ile önce sitemde bulundu, sonra derdini anlatmaya başladı. Hükümetin verdiği 4 YTL'lik fiyat çok iyiymiş de, ödemenin peşin, geri kalanın da 15 gün sonra yapılması ise jestin ötesinde tam bir fedakarlıkmış da!.. Anlattıkça anlattı! Sırtlarından para kazandığı fındık üreticisine şükranlarını sunacağı yerde, hükümete bal damlattı! IMF ve bütçe disiplini gibi iki hassas dengeye rağmen, siyasi iktidarın üreticiye sahip çıktığını vurguladı. Türkçe'si kıt satıcıfındıkçı ağzının payını ziyadesiyle aldı ve istediği yerdeistediği zamanda bu işi tartışma teklifimizi de not etti ama, siz de bilin özetle söylediklerimizi... Teneşireyatırılmış Türkiye'nin tarımdaki en önemli ve markalaşmış tek ihraç ürünü olan fındığa verilen fiyat 4 YTL'dir. Ama, bu fiyattan sembolik alım yapılacak. Üreticinin eline geçen para 3.5 YTL civarında olacak. Giresun kalite 4 YTL ama, toplam fındık üretiminin 5'te 1'i. Diğer fındığın ortalama fiyatı ise 3 YTL'yi aşmayacak. Uzunuzadıyaanlatmayagerekyoksanırız!Türkiye'ninihracatkaleminde2milyardolarladevasabiryertutanbuürünümüzüdeteneşireyatırdılar. Sadece çiftçimiz değil, ülke ve millet olarak hepimiz bundan etkileniriz ama, "buldumcuk" olmuş sıfat ve makam sarhoşlarına anlatamıyoruz. Onlar, 'satıcıfındıkçı' lara sadece yakalarını değil, vücutlarını bile kaptırıp kımıldayamaz hale gelmişler.