Genç adam, eşinin yıllardır hayalinde yaşattığı işi ona sağlayabilmenin heyecanı içindedir. Tanıdığı ağabeyleri sayesinde çok büyük ve çok "havalı" bir kamu kuruluşunun genel müdür yardımcısı beyden randevu alır ve eşi ile birlikte gider. Böylece eşini mutlu edecektir. Büyük ve havalı kamu kuruluşunun genel müdür yardımcısı beyin odasının kapısında bir müddet beklerler. Sekreter bir süre sonra eşi ve kendisini içeriye buyur eder. Genç adam önden girer. Çok çok hatırlı bir yerlerden ismi verildiği ve kendisine randevu alındığı için genel müdür yardımcısı bey genç adamı pek bir hararetle karşılayıp elini sıkar. Eşinin hemen arkasında bulunan genç kadın da genel müdür yardımcısı beye elini uzatır. Ancak hiç beklemediği bir şey olur ve eli havada kalır. Genelmüdüryardımcısıbeybirazdayüzünüekşiterekgençkadınınelinisıkmaz. Ona göre kadının eli sıkılmaz çünkü. Kadın iğrenç bir mahluktur belki de onun düşüncesine göre. Her türlü melanet ve günah kadınlar tarafından gelmektedir genel müdür yardımcısı beye göre. Halbuki bir kadın tarafından 9 ay taşınmış ve dünyaya getirilmiştir kendisi de genel müdür yardımcısı olmadan önce. Genç adam ve eşi şok geçirirler. Genç kadın çok sinirlenir ve çıkarlar. Yıllardır hayallerini süsleyen "gökyüzü" işini ertelerler. Bilin bakalım, hangi büyük ve havalı kamu kuruluşumuzun genel müdür yardımcısı kadın eli sıkmamaktadır... Acaba kamukuruluşugibiolmamaklaövünenbukamukuruluşumuzun kadın çalışanları kendi ellerini sıkmaktan imtina eden bir erkekle aynı ortamda çalışmaktan memnunlar mıdır? Keşke bir cevap yazsa da genel müdür yardımcısı bey öğrensek niye kadın eli sıkmadığını ve bunun hangi kitapta yazdığını. Merak etmesin kendisi. Buaçıklamayıkarşılayacakkadarbirikmişmilimvarbenim.