Koçerolar vardı eskiden, Hamidolar. Dağlara çıkarlardı, adaletin terazisine itiraz haklarını kullanmak için. Onlara eşkıya derlerdi. Ne küfür ederlerdi toplumun önünde, ne din üzerinden siyaset yaparak insanları birbirine kırdırmak gibi bir eylemleri vardı. Parayla da işleri yoktu, bütün meseleleri namustu, haysiyetti. Şimdi bakıyorum da, politikacılara... Hepsinde adaletsiz resimler. O yüzden diyorum ki, onların olsun irtica şeyhleri, tarikat ağaları... Eşkıyalarımızı bize geri versinler.
***
Eşkıyaların dağlara çıktığı yıllarda, insanlar kardeşti. Ne Türk-Kürt ayrımı vardı, ne türban meselesi. Komşuluğun sıcaklığı yayılırdı bütün mahallelerde. Kimse kimseye sarkıntılık etmezdi. Mahallenin namusu olurdu, küçük kızlar kolayca satılmaz, uyuşturucu çakalları okul önlerinde cirit atmazdı. O yüzden diyorum ki, bu düzeni yaratanlar, bırakalım birbirlerini özlesinler. Onların olsun şan, şöhret, para! Eşkıyalarımızı bize geri versinler!
***
Eşkıyaların dağlara çıktığı büyüleyici bir ülke savunması vardı gazetelerin. Yazarlar iliklerine kadar Atatürkçü, katıksız Cumhuriyet çocuğuydu. Hainlere arka çıkanların öne çıkması ne mümkün. Politikacıya yanak uzatmak ne demek! Kurulan cümlelerin her satırında, hak ve hukuk uğruna dövüş olurdu. O yüzden diyorum ki, bazıları kendi onurunu iktidarın ayaklarına sersinler. O yüzden diyorum ki, onlar ruhlarını irticanın şeyhlerine sebil etsinler. Onların olsun apoletler, lüks jeeepler! Eşkıyalarımızı bize geri versinler.