Gerçi Başbakan Tayyip Erdoğan bu görüşe katılmıyor ama, rakının kaçak olarak üretilmesinin ardında aşırı vergiler var. Bir büyük şişe rakıda 16 milyon 500 bin lirayı bulan vergiler, kaçakçıların ekmeğine yağ sürdü. Tabii ki içenlerin de kadehlerine zehir kattı. Deniliyor ki: "Herpahalı,hervergisiyüksekmalkaçakolaraküretilse,ortalıksahtemaldangeçilmezdi." Olay bu kadar basit değil. Malın vergisinin ve fiyatının yüksek olması yetmiyor. O malın üretiminin de kolay olması gerekiyor. Üstelik, pazarı da olacak. Rakı,buaçıdanbiçilmişkaftan. Tabloyu inceleyince göreceksiniz ki, rakı maliyeti ucuz bir ürün. Maliyetinin ucuz olması yanında, üretilmesi de kolay. Tabloda, bir büyük şişe rakının resmi maliyeti var. Görüldüğügibi,70'likbirrakı,herşeydahil2milyon280binlirayamaloluyor. Bu, son derece düşük bir rakam. Aynı rakı, biliyorsunuz piyasada 22 milyon 500 bin liradan satılıyor. Bu fiyatın 16 milyon 500 bin lirasını vergiler oluşturuyor. Geri kalanı da bayi karı. Kaldı ki, kaçakçılar bir büyük şişe rakıyı daha ucuza mal ediyorlar. Banaverilenbilgileregöre,boşşişelerpiyasadantanesi350binlirayateminediliyor. Bunlara, 50 bin lira verilip, etiket ve kapak uyduruluyor. Kaçak rakının hammadde maliyeti de 1 milyon 500 bin lirayı geçmiyor. Üretim maliyetini, işçiliği de koysanız bile, bir büyük şişe kaçak rakı 4 milyon liraya mal edilebiliyor. İşte öldüren kaçakçılığın cazibesi de burada. 4milyonlirayamaledilenbirrakı,elaltından10-15milyonlirayakadaralıcıbulabiliyor. "1 koy 30 al" gibi bir oran bu. Tabii bu arada, kazanç tamahı kitle katliamlarına yol açıyor. Masum insanlar ölüyor. Siz şimdi, "Paraiçinbuncainsanıöldürmeyedeğermi?" diyebilirsiniz. Para için hiçbir cana kıymaya değmez ama, siz bunu cani ruhlulara anlatamazsınız. Tabii buradan yanlış bir yorum da çıkartmamak lazım. " Vergilerkalksın,yadaazaltılsın,ozamankaçakçılıkönlenir" gibi. Vergileri ne kadar azaltırsanız azaltın, bir şişe büyük rakıyı bilemediniz 10 milyon liraya satabilirsiniz. Bu fiyat bile kaçakçılar için cazip. O halde iş dönüp dolaşıp kontrollere, piyasa denetimlerine geliyor. Tütün ve Alkollü içkiler Üst Kurumu bunu başaramadığına göre, iş güvenlik güçlerine düşüyor. Ayrıca, rakı üreticileri ambalajları ve etiketleri derhal değiştirirlerse yararlı olur.
Galatasaray-Beşiktaş maçından sonra televizyonlarda yorumları izliyorum. Yapılanyorumlarınfanatiktaraftarlarınbakışaçısındanfarkıyok. Örneğin, Adnan Aybaba Beşiktaş'a komplo kurulduğunu iddia ediyor. Niçin?Carew'ecezaverilmişdeondan. Bu futbolcunun rakibinin yüzüne sümkürdüğü, televizyon kameraları ile tespit etmiş. Bunarağmen,Aybababunusuçolarakgörmüyor. Kazım Kanat da verilen cezayı haksız buluyor. LeventTüzemen'egöreise,hakem"Şöhretolayım"diyeNecati'yihaksızyereatmış. Tüzemen dışında, Necati'nin haksız yere atıldığını savunan tek kişi yok. AhmetÇakarisetelevizyonda,Tuncay'ınatılmasınınyanlışolduğunusavundu. Ona göre, bu futbolcu çelme takmış ve bu nedenle de futbolcu atılmazmış. Diğereskihakemlerveyorumcularıntümü,aksinişöylediler. Şimdi bunlar da gösteriyor ki, futbol yorumcularının ya niyetleri ya da gözleri bozuk. Belkidetaraflıolmakgözlerikörediyordur.
***
Kadınlar Günü ne işe yarar!
Bugün bir avuç entel ya da genç, Dünya Kadınlar Günü'nü kutlayacak. Bırakın Anadolu'daki köylü ya da kasabalı kadınları, İstanbul ve Ankara'da yaşayan ev kadınlarının çoğu bile böyle bir günden habersiz. DünyaKadınlarGünüonlariçinhiçbiranlamifadeetmiyor. İşin ilginç yanı, bir avuç genç de onların haklarını savunmak için polisten dayak yiyor. Bu duruma ne diyeceklerini, bazı "dünyadan habersiz" bazı kadınlara sorsanız, "Oholsun!Devletebaşkaldırırlarsaolacağıbudur " cevabını alabilirsiniz. Geniş kitlelere tam olarak anlatılamayan bir olaya, biz halkın sahip çıkmasını istiyoruz. Sonuçta "Dünya Kadınlar Günü" gibi fiyaskolar yaşanıyor.
***
DİPNOT Üniversite ve yüksekokullardan mezun olan 334 bin kişi işsiz.