Güncel | Yazarlar | Güne Bakış | Ekonomi | Aktüel | Magazin | Spor | Televizyon | Papatya | Astroloji | Ana Sayfa 08 Mart 2005

Oyunu kurallarına göre oynamak

Biz millet olarak, dışarıdan aldığımız müesseseleri hemen kendimize uydurmaya alışmışız. Demokrasi öyle, insan hakları öyle, laiklik öyle, bankacılık öyle. Bugün bankacılık üzerinde durmak istiyorum. Bir taraftan "Serbest piyasa ekonomisi güdüyoruz" diyoruz, diğer taraftan onun gereği olan bankacılık düzenlemesinden uzaklaşıyoruz. Bankacılık, devletin (TMSF'nin) koruması altında olduğu müddetçe, nasıl bir bankacılık hizmet rekabeti ortaya çıkacak? Futbol oynuyorsak futbol kaidelerine, basketbol oynuyorsak onun kaidelerine uymak durumundayız. İki oyundan dilediğimiz kaideleri yan yana getirip, yeni bir oyun üretebiliriz. Ancak o zaman o oyun ne futbol ne de basketboldur, başka bir oyundur.
Sayın Ersin Özince çok doğru söylüyor. Bankalar TMSF'ye devredilecekse, hesap başına mevcut 50 Bin YTL'lik mevduat garantisinin anlamı var mı? Bankanın TMSF'ye devri değil iflası söz konusu olmalı ki banka yönetimi rekabet şartlarında hesaplı riskler alabilsin. Bizdeki banka krizinin esas sebebi, 1994 yılında mevduata sınırsız güvence vermek olmuştu. Mevduatı devlet sınırsız sigortaladı, karşılığında bir prim almadı ve sonunda da 40 milyar dolar yük altına girdi. 1994'te bankacılık krizi çıktığında 12 bankanın iflası göze alınmalıydı. Zaten o gün için küçük tasarrufu koruma sadedinde bir sigorta vardı. Zarar göreceklerin sayısı 10 bini geçmeyecekti. Serbest piyasa ekonomisi kurallarında bankanın batışı (iflası) da var. 12 banka batsaydı, 2000 ve 2001 krizi doğmayacaktı.
Halen mevduat garantisi hesap başına 50 Bin YTL, çok büyük bir rakam. Bu garantinin 5 Bin YTL civarında olması gerekir.
Mevduat sahibi 12 puan fazla faiz veren bir banka kovalayacağına, sağlam banka aramak durumunda kalmalı.
Bir işadamı mahallede market açtığında işi zarar ettiğinde, iflasın eşiğine geldiğinde, marketi Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'na mı devrediyor? Mevcut Ticaret Kanunu çerçevesinde işlem yapılıyor. Hem kendi hem de mahalleli bu iflastan zarar görüyor.
Mevduatı, prim karşılığında sigortalamak da akıl karı değil. Primlerin oldukça yüksek olması gerekir. Yüksek prim, para maliyetini yukarı çeker. Bunu tekrar iş alemi öder. Bankaların batma riskini karşılayabilecek mevduat sigortasının gerektirdiği primin ne olduğunu, ne olması gerektiğini bilmiyorum, ama içimden bir ses bu sigortaya güvenip de hesapsız risk alacak bankaların bulunacağını söylüyor.
Bana göre Bankalar Birliği Başkanı'nın söylediklerine kulak verelim, düzenlemeyi serbest piyasa ekonomisi kuralları içinde yapalım. Aksi halde, örneği sadece bizde olan bir bankalar sistemi sahibi oluruz. Yarın Avrupa Birliği entegrasyonunda daha büyük problemler çıkar.
GÜNCEL
Felçliyi Felçliyi yürüttük
15 yıl önce felç olan Alman, tekerlekli sandalyeyle geldiği Tarsus'ta...
Dualar Berkant için
Alkışlanacak avukat
Servis ezdi
Kazayla gelen aşk
Kaymakam anne
Rakıya bir kurban daha
SPOR
Yeni Yeni başlıyorum
İlerleyen zamanlarda çok daha iyi olacağını belirten Fransız oyuncu,...
Tuncay özür diledi
İz peşindeyiz
Bu fırsat kaçmaz!
Cesur biriyim
Kartal'a 1 maç ceza
Kredimiz Bitti
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
HAVA DURUMU
ISTANBUL - Par. Bul. 12 C,Par. Bul. 6 C
ANKARA - Par. Bul. 13 C,Par. Bul. 3 C
IZMİR - Yağmur 15 C,Yağmur 7 C
ANTALYA - Yağ. Ola. 18 C,Yağ. Ola. 10 C
ADANA - Par. Bul. 22 C,Par. Bul. 10 C
EKONOMİ
IMKB E: 27.533,230 D:% -0,09
DOLAR S: 1,274 D:% 0,08
EURO S: 1,671 D:% -0,06
AKTÜEL
GÜNE BAKIŞ
EKONOMİ
GÜNCEL
     
  Güncel | Yazarlar | Güne Bakış | Ekonomi | Aktüel | Magazin | Spor | Televizyon | Papatya | Astroloji | Ana Sayfa
     
     
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm hakları saklıdır.
Merkez Gazete Dergi Basım Yayıncılık Sanayi ve Ticaret A.Ş.
Üretim ve Tasarım  Merkez Bilgi Grubu