Geç kalmış olsa da, RTÜKBaşkanıSayınFatihKaraca'nın gelin-kaynana programlarına el koymuş olmaları, gayet olumlu bir gelişme olarak karşılanmıştır. Çünkü milletçe gerçekten son derece rahatsız olmuştuk bu gelin kaynana-kavgalarından... Her toplumda, yerel olarak en çirkin olaylar olabilir. Ama, bunları toplumun yaygın bir gerçeği olarak programlar halinde ekranlara taşımak doğru olmaz. Mevzi olaylar topluma mal edilemez. Çünkü ekrana getirilen her olayın aynı zamanda bir de örnek olma özelliği kazandığı unutulmamalıdır. Televizyon olumlu yönde örnekler sunmalı, doğru ve yararlı yönde eğitici rol üstlenmelidir. Kötü örnekler de elbette gündeme getirilmelidir, ama bunun bir sınırı ve onu mahkum edici bir uslübu bulunmalıdır. Kaldı ki, Türk aile hayatında, öyle sergilendiği gibi çirkin örnekler son derece sınırlı, hatta "Yok" denilecek kadar azdır. Bunları abartarak toplumun yaygın gerçekleri imiş gibi dizilerce hem bir kampanya havası içinde ekranlarda sergilemek, kendi kendimize iftira olur.
Gazete,radyovetelevizyonyayıncılığıkurultayı Esasen Türkiye'de gazete, radyo ve TV yayınlarını bütün yönleri ile ele alan, sorunlarını tartışan ve ulusal kararlara ulaşmayı amaç edinen ciddi bir kurultay toplanmalıdır. Bu kurultayda yayın ahlak ilkelerinden gazetecilerin haklarına, yayıncılık alanında dünyadaki gelişmelere, reyting sistemlerine kadar bütün sorunlar tartışılmalı ve yararlı kararlar alınmalı, sonuçları, bildirileri kitaplar halinde yayımlanmalıdır. Kısacası gazete, radyo, TV yayıncılığı, hatta dergi, kitap ve CD yayıncılığı da gündeme alınmalı, Türk yayıncılığının bütün sorunları masaya yatırılmalıdır. Böyle bir kurultaydan bizzat yayıncılığımız da, gazetecilerimiz de, halkımız da, özgürlüklerimiz de mutlaka büyük faydalar kazanacaktır. Yayıncılık kurultayını RTÜK başta olmak üzere, basın yayın kuruluşları ortaktalaşa bir organizasyonla düzenleyebilirler.
Bazısorunlar Yayıncılık kurultayında tartışılması gereken sorunlardan bazılarını şöyle sıralamak mümkündür: * Basında tekelleşme ve bunun getireceği sakıncalar... Bu sakıncaları bizzat gazeteciler en acı biçimde yaşıyorlar. * Yayıncılığın ulusal amaçları ve ahlak ilkeleri. * Yabancıların basınyayın sektörüne girmeleri neler getirir, neler götürür? Bilindiği gibi, bu yolda hazırlanan kanun tasarısı yolda. * Basın ve yayın özgürlüğünün dolaylı yollarla yok edilmesi ve bu özgürlüğün kötüye kullanılması. * Küreselleşme, AB-Türkiye ilişkileri, BüyükOrtadoğuProjesi ve bölgemizde cereyan eden sıcak savaşlar konusunda, terörizm ve benzeri zararlı alarmlar karşısında Türk basın ve yayıncılığının görevleri, ulusalcılık ilkeleri, yabancıların güdümüne girme olasılıkları gibi çok önemli konular... Daha nice yaşamsal sorunlarla toplanacak basınyayın kurultayında komisyonlar kurulmalı, raporlar hazırlanmalı, genel kurulda bildiriler sunulmalı ve bütün konular en az 23 gün süreyle tartışılmalı ve karara bağlanmalıdır. Kurultayda sunulan bildiriler, yapılan tartışmalar ve alınan kararlar, RTÜK tarafından yayımlanmalıdır. Bu yayınlar gazeteciler için de, devlet adamlarımız ve halkımız için de çok büyük yararlar sağlayacaktır. Dahası var, söz konusu kurultay 35 yılda bir yapılmak üzere periyodik hale de getirilmelidir. Gelişen dünyada, gelişen Türkiye'de basınyayın sektörünün de bütün yönleri ile daha iyi gelişmesi için böylesi bir kurultaya büyük ihtiyaç olduğunda şüphe yoktur. Diğer sektörlerde, benzeri kurultaylar çeşitli isimler altında zaten toplanıyor.