Maçtan önce iki takımın klasmandaki yerlerine şöyle bir baktığımızda hayret verici istatistikler karşımıza çıktı. Lider F.Bahçe,Kadıköy'de 11'de 11 yapmış, son 9 maçta da kalesinde gol dahi görmemişti. Yani Mabed'inde 5 ay 9 gündür gol yemiyordu Sarı-Lacivertliler. 53 puanla lider F.Bahçe,56 gol atıp sadece 10 gol yiyen bir takım olarak ağırlıyordu Kadıköy'de AkçaabatSebatspor'u... Sebat'a gelince, ligin dibine demir atmış, bu sezon sadece 1 kez galip gelmiş, 10 puan toplayabilmiş, 22 gol atarken 48 kez de fileleri havalanmıştı. İki takımın arasında maça çıkmadan önce tam 43 puanlık bir fark vardı. Bütün bunları göz önünde bulundurduğumuzda Fenerbahçe'nin Kadıköy'de oynamanın vermiş olduğu avantajı da arkasına alarak Karadeniz ekibi karşısında futbolşov yapması, rakibine top bile göstermemesi gerekiyordu... Ama hiç de öyle olmadı. Fenerbahçe maça yine şuursuzca bir baskı ile başladı. Daum,RealZaragoza şokunun ardından kadroda iki değişikliğe gitmiş ve Önder'in yerine savunmanın sağında Serkan'ı görevlendirmiş, Selçuk'un yerine de Tuncay'a şans vermişti. Alman çalıştırıcı, çok aksayan orta alanı güçlendirmek için de MarcoAurelio ile ÜmitÖzat'ı yan yana görevlendirmişti. Maçta ilk tehlikeli atağı Bayram'la konuk ekip yakaladı. Ardından çok iyi kapanan Sebat karşısında dalga dalga gelen bir F.Bahçe izledik ilk yarıda. F.Bahçe ikinci yarıya golle başlarken, golde Alex'in olduğu kadar Aurelio'nun da becerisi büyüktü. Bu maça kadar sürekli eleştirilen Anelka ise attığı golde ne kadar fırsatçı ve zeki olduğunu belgeledi. Önündeki bütün savunma oyuncularını adeta görünmez olarak uyuttu ve fileleri havalandırdı. Ah Daum ah! Elinde Anelka gibi bir gol sihirbazı var. Bu adama kanatlardan 10 orta gelse en az 8'i gol olur. Ama Daum yanlışlarında ısrar ediyor. Herşeye rağmen dün Kadıköy'de aynı filmi izledik. Fener, golü bulana kadar taraftarına tam bir işkence yaşatıyor. Beklenen gol geldikten sonra maç çözülüyor, rakip teslim oluyor ve taraftara bayram yaşamak kalıyor...