Horlama; özellikle de gürültülü olanları, çevredekileri rahatsız eder. Ses bazen o kadar yükselir ki, horlayan kişinin kendisi bile bu sesten uyanır.
HORLAMANIN aile ve çevre ile iletişimi bozduğunu söyleyen Baykent Cerrahi ve Tıp Merkezi Kulak-Burun- Boğaz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Mehmet Erem, uyku apnesinin kişilerin yaşam kalitesini düşürmesinin yanında, hayati tehlike yarattığını belirtiyor.
UYKU APNESİ SİNSİ SEYREDER Op. Dr. Erem'in verdiği bilgilere göre; bu hastalık, özellikle orta yaştaki kilolu erkeklerde daha sık görülüyor. İnsanlar kilo aldıklarında, yağ dokuları sadece göbek etrafı, bel, basen gibi görünen bölgelere yığılmıyor. Üst solunum yollarında, boğaz ve çevresinde de birikerek, hava yolunu daraltıyor. Horlama esas olarak bir hastalık değil, bir belirtidir. Üst solunum yolunda nefes alma ve verme sırasında ortaya çıkan direncin oluşturduğu titreşimlere bağlıdır. Asıl tehlike, bu direncin yarattığı uykuda solunum durması (apne) ve oksijenleme azlığına bağlı olarak tüm vücutta oluşan metabolik ve sistemlik hastalıklardır (kalp-damar hastalıkları, hipertansiyon, akciğer hastalıkları gibi). Yetişkinlerde, 100 kadar uyku bozukluğu yapan hastalık vardır. Bunlardan en önemlisi, uyku apnesidir. Bu hastalığın önemi, öldürebilme yeteneği ve sinsi seyretmesinden kaynaklanır. Uykuda nefesin 10 saniye ve daha fazla kesilmesi, 'apne' olarak adlandırılır. Uykuda nefes kesilmesinin sayısının saatte 5'in üstüne çıkması, tıkayıcı tipte uyku apnesinden kaynaklanır. Uykuda nefesin kısmi kesilmesi, horlama olarak ortaya çıkar.