Bağdat Büyükelçiliğimiz'in korunması için Türkiye'den yola çıkan Özel Harekatçı 5 evladımız hain ve kahpe pusu ile şehit edildi. Habur'dan giriş yaptıktan sonra yıllarca koynumuzda beslediğimiz iki hainden biri olan MesutBarzani'ye ait bölgeden geçtikten sonra düşürüldükleri pusuda şehit düşen emniyet kuvvetlerimizin cesetlerinin tanınmayacak hale geldiği de belirtildi. Konvoy halinde geldikleri Musul'da Bağdat kavşağına ulaştıkları sırada arkadan ve önden açılan yoğun çapraz ateşle karşılanan Özel Harekat'çılarımız, aldıkları talimat gereği olay yerinden uzaklaşamayınca mecburen çatışmaya girdi. Ağırsilahlarınvebombalarınkullanıldığıolayyerindeyaklaşık45dakikaölümünemücadeleveripdirenenevlatlarımız,sonundakahpeliğevealçaklığayenikdüştü. Öyle bir kahpelik ve alçaklık ki, tam Barzani ve Talabani adlarındaki iki çete reisinin bugüne kadar takındığı tavır ve davranışla orantılı... Buikimel'undayıllarcaceplerinekonanAy-YıldızlıTürkiyeCumhuriyetipasaportlarıiledünyayıgezdiler,kendileriveadamlarıAnadolu'dangönderilenyiyecekveiçeceklerlekarınlarınıdoyurdularamayinedehertürlüoyunvekötülüktengerikalmadılar. Bölgede hangi pislik varsa onun altından çıktılar. Türk Devleti'ne ve Türk Milleti'ne yönelik hangi kancıklık varsa, mutlaka rol oynadılar. Sık sık geldikleri Ankara'da kuzu, döndükleri ve gittikleri başka yerlerde ise sırtlan kesildiler. Gözlerinikanbürümüştü Saddam'ın Halepçe'deki kimyasal gazlı katliamının ardından sığındıkları ülkemizde aylarca hayat bulmalarına rağmen Mehmetçik'e kurşun sıkmayı, Türk çocuklarına şimdiki gibi alçakça ve hunharca saldırmayı görev bildiler! Çünkü soysuz-sopsuzdular. Kansızdılar! Asırlarca köle ruhlu kaldıkları için "efendi"lerine uşaklık ediyor ve onların talimatlarına göre hareket ediyorlardı. Bu son hadisede de aynı gerçekler yaşandı ve ülkelerini istila edenlere uşaklık etmeyi vazife edinenler, Türk evlatlarına saldırdılar. Dört bir yandan çapraz ateşe tuttukları Özel Harekatçı'larımızın bulunduğu araçları bombalarla havaya uçurdular. Evlatlarımız ellerindeki silah ve sayılı cephane ile onlarla 45 dakikaya yakın boğuştu, direndi ve ülkeleri için ölümü göze alarak sonunda şehit düştü. AlçaklarıngözleriniöylesinekanbürümüşveTürkdüşmanlığıbeyinleriniöylesinesarmıştıki,köpekler,şehitlerimizindelikdeşikolmuşcesetlerinibilerahatbırakmadılar.Şehitlerimizinbirininkafasınıkeserekvücudundanayırdılar.
Kamuoyunuyanıltıyorlar Irak'ta bunlar yaşanırken Türkiye'nin yöneticileri Avrupa Birliği'ne girdiğimize dair nutuk atarak kamuoyunu yanıltmayı sürdürüyor, halkımız da ne acıdır ki, televizyondaki "GelinimOlurMusun?" programındaki SemraHanım'ı izliyordu. Medyamızın gündeminde sahte kahramanlar oluşturularak içi boş birliktelik ve satışlara methiyeler düzülüyordu. Nihayet bugün Ankara'da yine bir tören yapılacak ve ülkemiz için vücutları delikdeşik oluncaya kadar yiğitçe savaşıp şehit düşen evlatlarımız, son yolculuklarına çıkacak. Başta aileleri olmak üzere bu ülkenin bize nasıl "Vatan" olduğunu bilenler, AyYıldızlı bayrağın gölgesinde yaşamaktan gurur duyanlar sessiz gözyaşlarını içlerine atarken herbirinin memleketlerinde kılınacak cenaze namazlarına katılanların Tekbir'leri yerigöğü inletecek. BugünekadarIrak'tacanverenşoföründengaribanişçisinekadaroncaevladınınvesonolarakdabuşehitlerininkanlarınınhesabınısormayanlariseikicihandahesapverecek. Bu dünyada eğer yakalarına yapışan olmazsa, öbürdünyadaAllahsoracakAllah...