Bunca yaşanan sıkıntılardan sonra ligin son maçında sahadan galip ayrılmak sanırım en başta Beşiktaşlı oyuncuları rahatlatmıştır. Avrupa'da istenilen başarı bir türlü yakalanamamış olsa da bu yıl için, ligdeki çıkış son sürat devam ediyor. Şimdi gerçekçi olmak gerekiyor. Dün gece Beşiktaş'ta futbol adına her şey vardı. Her ne kadar rakip takım zayıf bir ekip olsa da Beşiktaş elinden geleni yaparak, sahadan galip ayrılmayı bildi. Benim üzüldüğüm tek nokta maçın seyircisiz oynanması. Gelelim karşılaşmaya; Del Bosque'- nin sezon başından beri şans vermediği Veysel dün gece attığı golle nasıl bir forvet olduğunu kanıtladı. Attığı kafa golündeki estetik hareket ve zamanlaması onun boş bir futbolcu olmadığını bir kez daha gösterdi. Eğer Veysel ikinci yarıdan itibaren gereken şansı bulursa bu Beşiktaş için büyük bir yarar sağlar. Pancu, dün gece elinden geleni yaptı, üstüne iki de gol attı. Doğru zamanda doğru yerde oynatılırsa her maç Beşiktaş'ın en büyük silahlarından biri olur. Tümer geçmiş haftalara oranla biraz düşüşte. Ancak ne zaman ne yapacağı ya da ne zaman sahneye çıkıp rol alacağı belli olmadığı için Tümer'in onbirde sahaya çıkması bence büyük avantaj. Del Bosque de bunun farkına vardığı için artık büyük oyun sistemini Tümer'in üzerine kuruyor. Mantıklısı da bu. Dün gece rakip zayıf olunca Beşiktaş'ın savunmasına ve kalesine de fazla iş düşmedi. Okan Buruk ve Ahmet Yıldırım, dün gece bana kalırsa saha da en göze çarpan futbolculardı. Dün gece alınan farklı galibiyet, Parma'da bozulan moralleri bir nebze olsun yerine getirmiştir. Bu arada dün gece sevindiğim iki olay vardı. Biri hakem Erol Ersoy'un tarafsız ve başarılı yönetimi bir diğeri ise Beşiktaş savunmasının penaltı yaptırmaması. Alınan bu galibiyet, Beşiktaş'ın ilk yarıyı 5. sırada bitirmesini sağladı. İkinci yarı Beşiktaş için çok şeyin