Güncel | Yazarlar | Güne Bakış | Ekonomi | Aktüel | Magazin | Spor | Televizyon | Papatya | Astroloji | Ana Sayfa 21 Eylül 2004

Günün Öyküsü

Saygı, ilgi ve büyük sevgi.



007 James Hard Rock Cafe'nin 2 kurucusundan biri olan Isaac Tigrett, eğer bir işte yöneticilik yapma fırsatı olursa, bunu daha önce hiç görmediği bir şekilde yapacağına söz vermişti. Isaac, "Restorandaki en genç 3. veya 4. kişiydim ve restoran işi hakkında hiçbir şey bilmiyordum. Bu nedenle kalbimin sesini dinledim" diyor. Isaac, çalışanlarının her birini şahsen işe alıyor. Onlara, "Benim gökkuşağım" diyor, çünkü personel odasında 25 farklı ana dil konuşuluyor. Isaac çalışanlarla, günlük, sonra da haftalık "aile toplantıları" yapıyor. Onlara, "Bana bu işi öğretin, ben de size gereken kaynakları sağlayayım ve yöneticilik yapayım" diyor. Isaac, "Hep biraz daha fazla eğitim veriyoruz. Her hafta nezaketten, nezaketle kaliteden söz ediyor ve sosyal sınıf ayrımı yapmamaktan konuşuyoruz. Bizim mekanımıza sevginin egemen olmasını istiyoruz." Isaac, restoran işinde ilk kar paylaşım planını yerleştirmiştir. Kar, geleneksel çalışma özelliklerinin yanı sıra, cana yakınlık, yardımseverlik ve aileye uyumun da değerlendirildiği bir puanlama sistemine göre çalışanlara dağıtılmaktadır. Isaac gülerek, "Benden daha erdemli bir yönetici bulamazsınız" diyor. "Restorandaki herkesi ismen tanırdım ve herkes de beni tanırdı. Çalışanlarımın hepsinde telefon numaram vardı ve istedikleri zaman beni arayabileceklerini bilirlerdi. Çalışanlarımla aramda özel bir ilişki vardı. Sonradan, çalışanların ortak dinlenme odalarından büroma bağlı birer faks bile koydurdum. Çalışan herkes, istediği zaman benimle şahsen bağlantı kurabileceğini bilirdi. Kimi insanlara yetki verdim ve onları 'yönetici' ve 'denetleyici' olarak atadım, sonra da bu yetkiyi kötüye kullanmamalarına yardımcı oldum. İşle ilgili sorunların da, insanların da sorumluluğunu onlara verdim. Personel müdürüne, zor zamanlarda borç verme veya tatil öncesi avans verme gibi merhamet ve genel nezaket konuları söz konusu olduğunda, genel müdürü çiğneme yetkisi verdim. Bu insanlar restoran personeli, çok fazla para kazanan insanlar değiller, onlara karşı en azından duyarlı olabilir ve biraz esnek davranabiliriz. Burada anahtar saygıdır. Biz insanlara saygı gösterdim ve karşılığında onlardan saygı bekledik." Isaac, "Müşteriler için de aynı kurallar geçerliydi" diye devam ediyor. Kendisi kuyrukta beklemeyi sevmediği için insanların kapının dışında uzun bir kuyruk oluşturmaları onu kaygılandırıyordu. "Özellikle kötü havalarda insanların dışarıda kuyruk olup beklemelerinden nefret ediyordum. Ama ne yapabildik ki? Sonunda harika bir çözüm bulduk. Restoranımızın sınırlarını, kuyruğun sonuna kadar genişletmeye karar verdik. Kuyruğun sonunun nerede olduğu önemli değildi. Bir kuyruk teşrifatçısı atadık. Bu kişi sürekli dışarıda dolaşıp insanları rahat ettirmeye çalışıyordu. Yağmurlu havalarda şemsiye, sıcak havalarda buzlu çay, soğuk havalarda sıcak çikolata veya çorba dağıtıyordu. İstediğimizi hemen hemen yapmıştık. Herkes restoranımızı seviyordu!" Şirketten söz ederken Isaac'ın gözlerinin içi parlıyor. "Ailemizin bir üyesi olmak, insanlar için bir tedavi gibiydi. Şiddet uygulanan bir aileden gelmiş olsalar bile, burada seviliyor ve sevgiye karşılık onlar da sevgi veriyorlardı. İnsanlar bunu her zaman yapıyor. Başka hiç kimsenin iş vermediği kişileri ben aldım ve 6/7 ay geçmeden yepyeni birer insan oldular. Buraya 'Yüksek Okulum' diyor ve herkesin mezun olmasını istediğimi söylüyordum. Yaptığımız şeyin yalnızca alışkanlık yaratmak olduğunu en baştan anlamıştım. Hayatta başarı veya başarısızlığın kaynağı budur: Alışkanlıklar. Bu nedenle, iyi alışkanlıklar yaratmaya karar verdim." Bir gün Isaac'ın aklına bir fikir geldi: "Eğer bu kadar ünlüysek ve eğer insanlar restoranımızı bu kadar seviyorlarsa, neden bu sevgiyi alıp sonra onlara bir iletiyle yansıtmıyoruz?" Böylece Isaac maaş çeklerine, tişörtlere esprili sözler yazdırmaya başladı. "Güne sevgiyle başlayın", "İyi şeyler yap, iyi ol, iyi şeyler gör" ve bunun gibi. Isaac, "Bazıları son derece sert, çeşitli insanlarla milyonlarca tişört sattım ve hepsinin üzerinde 'Herkesi sev, herkese hizmet et' yazıyordu. Bu, bir şekilde işlerine yaramış olmalı" dedi. Isaac erdemden, sevgiden, ruhtan ve enerjiden söz ediyor. O, bu büyük fikirlerin hepsini bir kapta karıştırmayı başarmış. Aynı kabın içinde elbette bütünlük, dürüstlük, şefkat, nezaket, önemseme, saygı, yoğunluk ve güç gibi başka özellikler de var...
Kaynak: Tavuk Suyuna Çorba




DİĞER GÜNCEL HABERLERİ
Beni bırakmaYasemin soldu
Mucizeler daima vardırİhmal ölüm getirdi
1 Lira'lık dava bittiKurtarın canlarımızı
Sıcak vurdu, sınavı kaybettiİlyas'ın acı sonu
Şehir zorbalarına 36'şar...Güne BAKIŞ.
Güne BAKIŞ...
EKONOMİ
Piyasada Piyasada AB gerginliği
AB ile Türkiye arasında esen soğuk rüzgarlar, faizi fırlattı. Borsa...
IMF hızlı başladı
Marmaray kredisine Hazine...
Hyundai Tucson yollarda
Petrol fiyatları 46 doları aştı
İşçi-memur hariç herkes vergi...
Tüzmen: Eğitim şart
MAGAZİN
Ganyancı Ganyancı güzeller
Milyonları peşinden koşturan altılı merakı ünlülere de bulaştı.
Abarttı!
Hülya, Mali'yle öpüşerek...
Best FM'den süper parti
Nikah tazeledi
ABD'de Emmy şöleni
Yorgun düştü
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
HAVA DURUMU
ISTANBUL - Par. Bul. 26 C,Par. Bul. 17 C
ANKARA - Açık 29 C,Açık 12 C
IZMİR - Par. Bul. 32 C,Açık 14 C
ANTALYA - Par. Bul. 32 C,Açık 19 C
ADANA - Par. Bul. 33 C,Par. Bul. 21 C
EKONOMİ
IMKB E: 21,193 D:% 4.02
DOLAR S: 1,524,000 D:% -0.13
EURO S: 1,867,000 D:% 0.65
AKTÜEL
GÜNE BAKIŞ
SPOR
GÜNCEL
     
  Güncel | Yazarlar | Güne Bakış | Ekonomi | Aktüel | Magazin | Spor | Televizyon | Papatya | Astroloji | Ana Sayfa
     
     
    Copyright © 2003, 2004 - Tüm haklari saklidir.
MERKEZ GAZETE DERGI BASIM YAYINCILIK SANAYI VE TICARET A.S.