Haftayı kumar oynamakla geçirdi ülkemiz. Sayısal Loto, iddia, atyarışı, vs... Sözde kumar yasaklandı, özde çocukların ilgi alanına girdi. Her şeyin yaşı küçüldü artık. Zinayla haşır neşir olanlar, devletin kumar gelirlerinden niye rahatsız değil acaba? Fuhuşla mücadele etmek, zinadan çok daha önemli bir mesele değil mi? Uyuşturucu okullara girdi. Köküne kıran girdi çocukları korumanın. Ağzının suyu akıyor İstanbul'un. Sokaklar, saplayacak bıçağını bile saklamıyor. Gasp yapacak haydutunu bile sergiliyor arsızca. Şimdi falanca iskelede, okul formalı genç kızların satıldığı haberleri geliyor. Kimsenin umrunda değil... Yalan ve ihanet itibar görüyor. Eskiden uçaklara bile elini kolunu sallayarak girerdi insanlar. Yitirilen güven duygusu, insanların nereye gittiğinin resmidir. Şimdi yalan söyleyen politikacıyı "delikanlı" sayan topluluklar, kendi çocuklarının katledilmesine de zemin hazırlıyor. Uzaklaşıp giden güzellikler yele karıştı. Bizler ele karıştık. Atatürk ilkelerinden hızla uzaklaşan bir toplum, yalanı ve ihaneti sever oldu. Şimdi Araplar'a hayranlıkla büyüyen, sözde dini bütün politikacılar, ülkeyi ardına katmış da, geçmişe atıyor adımlarını. Renklerimiz vardı, sarı, mavi, pembe... Şimdi karanlıkların padişahları var. Sizin neyiniz var, söylesinize? Çocuklarınız kumara alışıyor, okullarda uyuşturucu tehlikesi almış başını gidiyor. Genç kızları bekleyen bataklık, her gün yeni timsahları sürüyor piyasaya. Babalar işşiz, analar çaresiz. Ülkemiz siyah bir örtünün altında. Sizler de yıldızların altında, Avrupa'yı düşleyin!