Öncelikle İnönü Stadı'nı böylesine bir futbol mabedi haline getiren Beşiktaş Yönetimi'ni kutlamak istiyorum. Dün gece maçta gol olmadı ama mücadele ve pozisyon zenginliği üst düzeydeydi. İlk 20 dakikada sahada fırtına gibi esen, inanılmaz bir pres yapan Galatasaray vardı. Hakan Şükür, Necati, Ergün, Hasan evinde oynadığı oynadığı bu ilk maçta Beşiktaş'a sahayı dar etti. 20. dakikadan sonra Beşiktaş oyunda dengeyi kurup rakibinin üzerine gitmeye başladı. Sergen'in etkili futboluna arkadaşları ayak uydurabilse bu bölümde de Beşiktaş golü bulabilirdi. İkinci yarının başında da etkili oynayan taraf yine Galatasaray'dı. Hem penaltı buldu hem de sayısız pozisyon yakaladı. Beşiktaş derbisine Hagi'nin takımını daha iyi hazırladığı ortadaydı. Rumen hocanın geçen hafta Samsun maçının iyilerinden olan Volkan ve Baliç'i oynatmaması takımın mücadele gücünü artırmıştı. Hakan Şükür'ün penaltıyı gol yapması gerekirdi. Galatasaray, İnönü'de rakibini futbol olarak ezdi. Bu futbolun karşılığı 3 puan olmalıydı. Kaybedilen 2 puana rağmen Galatasaray taraftarı takımının futbolundan keyif aldı, ilerisi için ümitlendi. Aslında bu takımın tek eksiği orta sahada Hagi rolünü üstlenecek bir yıldız oyuncu. Conceicao, bu görev için çok zayıf kalıyor. Bana göre Volkan ondan daha iyi. Bu maç şunu gösterdi: Galatasaray 100. yılında şampiyonluk yarışının içinde olacak. Beşiktaş ise birkaç maç sonra lige havlu atar. Karşılaşmanın hakemi Mustafa Çulcu ise iyi bir yönetim gösterdi.