Geçenlerde Kentucky'de düzenlenen at yarışlarında çok güzel bir hafta sonu geçirdim: Yanında kaldığım arkadaşım sayesinde, başarının ve şampiyon olmanın ne olduğunu anladım o hafta sonunda. Safkan bir at öldüğünde bedeninin yalnızca üç bölümünü gömerler: Aklın ve azmin sembolü olan başını, ruhunun ve yürekliliğinin sembolü olan yüreğini ve son olarak da, hızının ve yetkinliğinin sembolü olan toynaklarını. Bugüne kadar şampiyon olan yalnızca 2 yarış atı "bütünüyle ve dik" olarak gömülmüştür. Kentucky'de yaşayan ve kazanmak ve rekor kırmaktan başka bir düşüncesi olmayan bir insan da vardır. Şampiyon bir yarış atının bütün niteliklerine sahiptir ve bu niteliklerini hem değişik organizasyonlara, hem de insanlara karşı en olumlu biçimde kullanır. Bu safkan insan, yanında kaldığım arkadaşımdır. Her sabah çok erken kalkan ve çok az uyuyan bir insan düşünün. Çok geniş bir bakış açısı ve inanılmaz ölçüde yaratıcı gücü olan bir insandır. Bir yarışmada elde edilen başarının ötesinde, bir başarma inancı vardır. Pennsylvaneia'da Arnold Palmer'la özel bir golf sahasında hiç eksiksiz olarak elde ettiği bir golf maçı yapmıştır. Bu safkan insan; dürüstlük, disiplin ve topluma hizmet konularında derin bir inanca ve bir "izci" ruhuna sahip olmakla övünür. Son 10 yıl içinde işçilere harcanmak üzere işçi sendikalarına toplam 100 bin dolarlık bağış yapmıştır. Kentucky, Ashland'lidir ve Kentucky Üniversitesi'nden beyzbol dalında tam burs almıştır. Aldığı bu bursla okulunu tamamladıktan sonra, Chicago White Sox takımında profesyonel beyzbolcu olarak sözleşme yapmıştı. 21 yaşına geldiğinde ünlü bir diskjokey, futbol muhabiri ve Kentucky Üniversitesi Basketbol Kulübü'nün başkanı olmuştu. 30 yaşına geldiğinde, kabinenin en genç üyesiydi ve turizmden ve aynı zamanda ticaretten sorumlu Kentucky Eyalet Komisyonu'nun üyesiydi. Kentucky'de ilk kez resmi anlamda bir At Parkı açılmasını sağladı. Eyalet kabinesindeki görevini tamamladıktan sonra bir sigorta ve emlak şirketi kurup, büyük başarı sağladı. Kendi kendinize bu adamın hiçbir zaman acı çekmemiş, düş kırıklığına uğramamış bir insan olduğunu düşünebilirsiniz, ama tersine! 1971 yılında Kentucky eyaletine vali olmak üzere adaylığını koydu. Kazanacağından o kadar emindi ki, seçim kampanyası için hiçbir bağış kabul etmedi. Seçimleri kaybettiğinde büyük bir mali sıkıntıya düştü. Banka hesabında yalnızca 107 doları kalmıştı. Seçim kampanyası sırasında büyük bir borcun altına girmişti. İşi yoktu. 2 arabasının borcunu ödüyordu. Eşi ve çocukları ise, ne denli büyük bir sıkıntı içinde olduklarını bilmiyorlardı bile. Bir benzetme yapmak gerekirse, elinde kalan yalnızca, "kafası, yüreği ve toynaklarıydı", yani düşleri ve başarma konusundaki isteği ve azmi. 1972 yılında, bir zamanlar şirketinin bulunduğu ve hala boş olan binaya döndü. Üzerinde tek bir ampulün sallandığı eski bir masaya oturdu ve sıfırdan yeni bir iş kurdu. Telefon bağlatacak parası bile yoktu. Bu şampiyonu, 1980'li yılların sonlarında tanıdım ve onunla ilk kez o zaman iş yaptım. 1977 yılında ise, multi-milyon dolarlık işinin 25. yıldönümü kutlamalarına katılma onuruna eriştim. Şirketinin adı Host Communications'dır. Bu şirket üniversitelere spor malzemeleri pazarlaması, yayıncılık, matbaacılık, görsel-işitsel hizmetler ve yönetim hizmetleri sunan, 9 ayrı şirketten oluşan bir holdingtir. Daha doğrusu bir kurumdur. Bu kurumun arkasındaki kişi Bay W. Jim Host'tur. Jim ve her zaman kendisini destekleyen, hiçbir zaman yanından ayrılmayan kusursuz eşi Pat, kendilerini tanıyan herkesin yaşamını olumlu bir biçimde etkiler. Başarılarına ve günün sonunda her şeyden önemli olanın yalnızca eşiniz ve çocuklarınız olduğuna olan büyük inancına baktığınızda, sanırım W. Jim Host'un neden benim için bir kahraman olduğunu kolaylıkla anlayacaksınız. Jim'in yöneticilerinden biri onun hakkında bir keresinde şu sözleri söylemişti: "Jim Host'un pek çok düşü ve kimsenin kolay kolay edinemediği içgörüleri vardır. O, yaptığı işi seven ve geldiği yere nasıl geldiğini çok iyi bilip, takdir eden bir insandır. O, her zaman bir öncü alacaktır." Jim ve Pat, bana Kentucky at yarışları sırasında gösterdikleri 2 şeyi tüm dünyaya gösteriyorlar. Bunlardan birincisi, şampiyon bir safkan (bu bir at ya da insan da olabilir) olmanın ne olduğudur. İkincisi ise, iyi bir ev sahibi olmanın ne anlama geldiğidir... (Kaynak: Tavuk Suyuna Çorba) BİTTİ